17. Ceza Dairesi 2019/13791 E. , 2020/887 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/2 maddesine konu kasten yaralama suçunun, 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253/1-b.1 maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında olduğu ve dosyada sanığın uzlaştırma işlemini kabul etmediğine dair 26/03/2013 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinin ve aynı tarihli Teklif Formu"nun bulunduğu gözetildiğinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası bu suçtan dolayı tekrar uzlaştırma yoluna gidilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
1- Şikayetçi ..."in 13/04/2014 tarihli duruşmada sanığın ve kimliği belirsiz kişilerin kendisine vurması nedeniyle bayıldığını, ayıldığında da cep telefonunu bulamadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın bayılan şikayetçinin cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK"nun 142/2-a maddesine konu hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen aynı Kanun"un 141. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi sonucu sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
2- Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nun 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK"nun 7/2. maddesinin "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun"un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Tanık ..."un 25/09/2013 tarihli kolluk ifadesinde sanık ..."un, mağdura elindeki cep telefonu ile vurduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, kasten yaralama suçunun 5237 sayılı TCK"nun 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan cep telefonu ile işlenmesine rağmen aynı Kanun"un 86/3-e maddesinin uygulanmaması sonucu sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
4- Sanığın adli sicil ve arşiv kaydının incelenmesinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2012 tarih, 2012/471 Esas ve 2012/368 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının, suç tarihinden sonra 27/11/2019 tarihinde kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacağının göz ardı edilmesi,
5- Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6- Gerekçeli karar başlığında suçların işlendiği zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK"nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendine aykırı davranılması,
7- Sanıktan şikayetçi olan ..."in gerekçeli karar başlığında mağdur olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının GÖZETİLMESİNE, 20/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.