Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15628
Karar No: 2016/926
Karar Tarihi: 26.01.2016

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2014/15628 Esas 2016/926 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2014/15628 E.  ,  2016/926 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.04.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ....... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kâl isteğine ilişkindir.
    Davacı, adına kayıtlı 107 ada 33 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yüksek gerilim hattı ile davalı ...’ye ait komşu 107 ada 27 parsel sayılı taşınmazdaki elektrik direğinin görüntü ve çevre kirliliğine yol açtığını bilgisayar ve kamera gibi donanımlarını bozduğunu, sağlığa da zarar verdiğini öne sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuştur.
    Davalı ..., kendisinin de yüksek gerilim hattı ve elektrik direğinden zarar gördüğünü belirtmiştir.
    Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamında özetle “ Davacıya, ..... aleyhine dava açması için süre verilmesi, davanın açılması halinde işbu dava ile birleştirilmesi” gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya ..... Genel Müdürlüğü aleyhine dava açması için süre verilmiş,..... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava bu dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
    Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, yüksek gerilim hattı için kamulaştırma işlemlerinin halen devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, tekrar davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm, davacı kurum lehine, davacıya ait 107 ada 33 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğüne tescil edilerek kurulmuş bir irtifak hakkı ve davalı .... Genel Müdürlüğü ile taşınmaz maliki davacı arasında sözleşmeyle tesis edilmiş bir irtifak hakkının da bulunmadığı, davalı kuruma ait yüksek gerilim enerji nakil hattının davacının 107 ada 33 parsel sayılı taşınmazına tecavüzlü bulunduğu, mülkiyet hakkı sahibi davacının Türk Medeni Kanununun 683. maddesi gereğince elatmanın önlenmesi ve kal talebinin yerinde olduğu, davacıya ait taşınmaz üzerindeki yüksek gerilim hattı yönünden davanın kabulünün gerektiği hususu belirtilerek bozulmuş, davalı ... vekilinin karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
    Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının 107 ada, 33 parsel sayılı taşınmazına davalının kamulaştırmasız elattığı, bedelinin ödenmediği ve davalı adına da tapuda tescil edilmediği gerekçesiyle, asıl davada davanın daha önce kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, önceki hükmün aynen korunmasına, birleşen 2011/762 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, ..... İlçesi, ...... Köyü, 107 ada 33 parsel numaralı taşınmazda 21/09/2010 havale tarihli bilirkişi raporunda sarı renk ile gösterilen elektrik teli geçirmek sureti ile davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine ve elatmaya konu imalatların kaline, davacının 107 ada 27 parsel yönünden talebinin reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili ve davalı ....... vekili temyiz etmiştir.
    Türk Medeni Kanununun 718 maddesinde; “Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer” hükmüne yer verilmiştir. Arazideki yapılar kavramı ise Türk Medeni Kanununun 722-728. Maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun 727. maddesinde de mecralara yer verilmiştir. Türk Medeni Kanunun 727. maddesi; “Su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine bir düzenleme olmadıkça işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır. Komşuluk hukukunun gerektiği haller dışında bir taşınmazın böyle bir mecra ile ayni hak olarak yüklenmesi, ancak bir irtifak hakkı kurulması suretiyle olabilir. İrtifak hakkı, mecra dışardan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarından görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar” şeklindedir.
    Türk Medeni Kanununun 779. maddesinde ise; taşınmaz lehine irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer taşınmaz lehine konulmuş bir yük olarak tanımlanmış, 780. maddesinde ise; “irtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır. İrtifak hakkının kazanılmasında ve tescilinde aksi öngörülmüş olmadıkça taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümler uygulanır. İrtifak hakkının zamanaşımı yolu ile kazanılması, ancak mülkiyeti bu yolla elde edilebilecek taşınmazlarda mümkündür” hükmü mevcuttur.
    Somut olaya gelince, tüm dosya kapsamına ve dosyada mevcut 15.11.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda direğin arsaya çok yakın olduğu, gerek direkteki izalotörlerden gelebilecek çatırtı seslerinin, gerekse bahçenin bir kısmından geçen yüksek gerilim hattının, orada sürekli bulunan insanların psikolojisini etkileyebileceği, ayrıca tesisi gezen turistlerde tedirginlik oluşturabileceği ve görüntü kirliliği oluşturduğunun belirtilmesine göre, 33 parsel sayılı taşınmaz maliki davacının 27 parsel sayılı komşu taşınmazdaki davalı ....... tarafından yerleştirilen elektrik direği ve yüksek gerilim hattı nedeniyle zarar gördüğü anlaşılmaktadır.
    Bu durumda komşuluk hukukuna aykırılığın giderilip, davanın bu yönde kabulü gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
    Kabule göre de, asıl dava bakımından hüküm tekrarı yapılması gerekirken davanın daha önce kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harrın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    26.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi