Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/4260
Karar No: 2018/3907
Karar Tarihi: 03.04.2018

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/4260 Esas 2018/3907 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir ve sanıklar taksirle öldürme suçundan yargılanmışlardır. Sanıklardan biri beraat etmiş, diğerleri ise farklı suç maddelerine göre mahkum edilmişlerdir. İlgili olayda, bir avda arkadaşını kazaen öldüren sanık doktor, yapmış olduğu uygulamaların tıp kurallarına uygun olmadığı ancak gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceği sonucuna varılan raporlara rağmen mahkum edilmiştir. Ayrıca, olayda yer alan diğer sanık da taksirle öldürme suçundan cezalandırılmıştır. Mahkeme kararına göre, sanık doktorun eylemi görevi ihmal suçunu oluşturmuştur.
Kanun maddeleri ise şöyledir:
- TCK’nın 89/1-2-b-e, 62/1, 63. maddeleri
- TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri
- TCK'nın 22/3 maddesi.
12. Ceza Dairesi         2016/4260 E.  ,  2018/3907 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme
    Hüküm : 1-Sanık ... Akgün hakkında; TCK’nın 89/1-2-b-e
    62/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
    2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 85/1,62/1
    50/1-a-4, 52/2-4.maddeleri uyarınca mahkumiyet
    3-Sanık ... Karakaş hakkında; beraat
    müdafii, katılanlar vekili


    Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan , katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Olay tarihinde ölen ..."nin, avda arkadaşı sanık ... tarafından av tüfeği ile kazaen yaralanması sonucu sanık ..."nun Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptığı Zile Devlet Hastanesine saat 16:48 sıralarında kaldırıldığı, hastanın muhtelif yerlerinde ateşli silah yaralanmalarının mevcut olduğunun belirlenmesi üzerine, hastanın birtakım grafilerinin çekilip tetkikleri yapıldıktan sonra sabah saat 09:00"a kadar icapçı genel cerrahi uzmanı Dr. ... tarafından müşaade altına alındığı ancak sabah saatlerinde şuurunu kaybetmesi üzerine Tokat Devlet Hastanesi"ne sevk edildiği, burada yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybettiği olayda,
    Dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu"nun 22/08/2013 tarih ve 393 karar sayılı raporunun sonuç bölümünde; Hastaneye yaralı getirilen ..."nin, av tüfeği saçma tanesi yaralanması sonucu baş, boyun, batın ve göğüs bölgesinde saçma tanesi yaralanmaları bulunduğu halde Zile Devlet Hastanesinde Görevli Genel Cerrahi Uzmanı Doktor ..."nun gerekli konsültasyonları istemediği gibi hastayı taburcu etmeye çalıştığı, ailenin ısrarı üzerine gözleme aldığı, ileri merkeze sevkini gerçekleştirmediği, hastanın tablosunun kötüleşmesi üzerine sevk işlemini yaptığı, Tokat Devlet Hastanesinde yaralanmalarını baş, batın ve göğüs"e nafiz olduklarının görüldüğü, batın içi kanama ve beyin kanamasının tespit edildiği, batın içi kanamaya müdahale edildiği ancak hastanın yaşamını yitirdiği, sanık doktorun multipl travmalı hastaya yönelik yapmış olduğu uygulamaların tıp kurallarına uygun olmadığının oy birliği ile mütala edildiği,
    Yine Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/06/2010 tarih ve ... sayılı raporun sonuç bölümünde; hastadaki mevcut yaralanmaların yaşamsal tehlike oluşturduğu gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceğinin belirtildiği,
    Her iki rapor birlikte değerlendirildiğinde, sanık doktorun multipl travmalı hastaya yönelik yapmış olduğu uygulamaların tıp kurallarına uygun olmadığı ancak gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceği, bu durum karşısında sanık doktorun eyleminin taksirle ölüme neden olmak suçunu değil görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
    Kabule göre de; Kendilerini aynı ve ortak vekaletnameli tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
    3-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Olay tarihinde aralarında ölen ...’nın de bulunduğu arkadaşlarıyla ava giden sanık ..."in, havanın kararmaya başlaması üzerine bulundukları çalılık ve ağaçlık alandan geçerek köye doğru dönüşe geçtikleri sırada, yukarı doğru eğimli toprak zeminde ayağının kayması üzerine, elinde, önüne çıkabilecek ava her an ateş edebilecek şekilde hazır bulundurduğu tüfekle birlikte yere düştüğü, bu esnada tüfeğin tetik tertibatına uygulanan kuvvetle tüfeğin ateş alarak namlu istikametinde bulunan ölene saçmaların isabet ettiği, hastaneye yaralı vaziyette kaldırılan ..."nin hastanede yaşamını yitirmesi şeklinde meydana gelen olayda;
    Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/06/2010 tarih ve 176 sayılı raporun sonuç bölümünde; hastadaki mevcut yaralanmaların yaşamsal tehlike oluşturduğu gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eylemiyle netice arasındaki illiyet bağının tıbbi uygulamalardaki hata ve eksiklikler nedeniyle kesilmediği, sanığın ölüm neticesinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden eylemin taksirle yaralamaya dönüştüğünün kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
    Kabule göre de;
    1-Yukarıda belirtilen şekilde gelişen olayda sanık ..."in elinde emniyet tertibatı açık vaziyette taşıdığı tüfeğin ağaçlık, çalılık ve zeminin eğimli olduğu bir ortamda, çevresel etkenler yada kendisinden kaynaklanabilecek hatalı bir refleks yada hareketle her an ateş alabileceğini, bunun sonucunda da yakın çevresindeki insan yada insanların yaralanabileceğini öngördüğü ancak dosya kapsamı itibarıyla neticenin meydana gelmesini istediğine dair bir delilin bulnumadığı, bu nedenle sanığın eyleminde TCK"nun 22/3 maddesinde belirtilen bilinçli taksirin yasal koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
    2- Sanığın atılı suçu taksirle işlediğinin kabul edilmesine rağmen temel cezanın belirlenmesi sırasında "sanığın kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik" şeklindeki suçun niteliği ile bağdaşmayan gerekçelerin kullanılması,
    3- Kendilerini aynı ve ortak vekaletnameli tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi