12. Ceza Dairesi 2016/4260 E. , 2018/3907 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık ... Akgün hakkında; TCK’nın 89/1-2-b-e
62/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 85/1,62/1
50/1-a-4, 52/2-4.maddeleri uyarınca mahkumiyet
3-Sanık ... Karakaş hakkında; beraat
müdafii, katılanlar vekili
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan , katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde ölen ..."nin, avda arkadaşı sanık ... tarafından av tüfeği ile kazaen yaralanması sonucu sanık ..."nun Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptığı Zile Devlet Hastanesine saat 16:48 sıralarında kaldırıldığı, hastanın muhtelif yerlerinde ateşli silah yaralanmalarının mevcut olduğunun belirlenmesi üzerine, hastanın birtakım grafilerinin çekilip tetkikleri yapıldıktan sonra sabah saat 09:00"a kadar icapçı genel cerrahi uzmanı Dr. ... tarafından müşaade altına alındığı ancak sabah saatlerinde şuurunu kaybetmesi üzerine Tokat Devlet Hastanesi"ne sevk edildiği, burada yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybettiği olayda,
Dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu"nun 22/08/2013 tarih ve 393 karar sayılı raporunun sonuç bölümünde; Hastaneye yaralı getirilen ..."nin, av tüfeği saçma tanesi yaralanması sonucu baş, boyun, batın ve göğüs bölgesinde saçma tanesi yaralanmaları bulunduğu halde Zile Devlet Hastanesinde Görevli Genel Cerrahi Uzmanı Doktor ..."nun gerekli konsültasyonları istemediği gibi hastayı taburcu etmeye çalıştığı, ailenin ısrarı üzerine gözleme aldığı, ileri merkeze sevkini gerçekleştirmediği, hastanın tablosunun kötüleşmesi üzerine sevk işlemini yaptığı, Tokat Devlet Hastanesinde yaralanmalarını baş, batın ve göğüs"e nafiz olduklarının görüldüğü, batın içi kanama ve beyin kanamasının tespit edildiği, batın içi kanamaya müdahale edildiği ancak hastanın yaşamını yitirdiği, sanık doktorun multipl travmalı hastaya yönelik yapmış olduğu uygulamaların tıp kurallarına uygun olmadığının oy birliği ile mütala edildiği,
Yine Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/06/2010 tarih ve ... sayılı raporun sonuç bölümünde; hastadaki mevcut yaralanmaların yaşamsal tehlike oluşturduğu gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceğinin belirtildiği,
Her iki rapor birlikte değerlendirildiğinde, sanık doktorun multipl travmalı hastaya yönelik yapmış olduğu uygulamaların tıp kurallarına uygun olmadığı ancak gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceği, bu durum karşısında sanık doktorun eyleminin taksirle ölüme neden olmak suçunu değil görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; Kendilerini aynı ve ortak vekaletnameli tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
3-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde aralarında ölen ...’nın de bulunduğu arkadaşlarıyla ava giden sanık ..."in, havanın kararmaya başlaması üzerine bulundukları çalılık ve ağaçlık alandan geçerek köye doğru dönüşe geçtikleri sırada, yukarı doğru eğimli toprak zeminde ayağının kayması üzerine, elinde, önüne çıkabilecek ava her an ateş edebilecek şekilde hazır bulundurduğu tüfekle birlikte yere düştüğü, bu esnada tüfeğin tetik tertibatına uygulanan kuvvetle tüfeğin ateş alarak namlu istikametinde bulunan ölene saçmaların isabet ettiği, hastaneye yaralı vaziyette kaldırılan ..."nin hastanede yaşamını yitirmesi şeklinde meydana gelen olayda;
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma Ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/06/2010 tarih ve 176 sayılı raporun sonuç bölümünde; hastadaki mevcut yaralanmaların yaşamsal tehlike oluşturduğu gerekli tedavilerin zamanında yapılsa dahi ölüm olayının meydana gelebileceğinin belirtilmesi karşısında, sanığın eylemiyle netice arasındaki illiyet bağının tıbbi uygulamalardaki hata ve eksiklikler nedeniyle kesilmediği, sanığın ölüm neticesinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden eylemin taksirle yaralamaya dönüştüğünün kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
1-Yukarıda belirtilen şekilde gelişen olayda sanık ..."in elinde emniyet tertibatı açık vaziyette taşıdığı tüfeğin ağaçlık, çalılık ve zeminin eğimli olduğu bir ortamda, çevresel etkenler yada kendisinden kaynaklanabilecek hatalı bir refleks yada hareketle her an ateş alabileceğini, bunun sonucunda da yakın çevresindeki insan yada insanların yaralanabileceğini öngördüğü ancak dosya kapsamı itibarıyla neticenin meydana gelmesini istediğine dair bir delilin bulnumadığı, bu nedenle sanığın eyleminde TCK"nun 22/3 maddesinde belirtilen bilinçli taksirin yasal koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
2- Sanığın atılı suçu taksirle işlediğinin kabul edilmesine rağmen temel cezanın belirlenmesi sırasında "sanığın kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik" şeklindeki suçun niteliği ile bağdaşmayan gerekçelerin kullanılması,
3- Kendilerini aynı ve ortak vekaletnameli tek bir vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.