3. Hukuk Dairesi 2013/21331 E. , 2014/6389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : CİHANBEYLİ ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2013
NUMARASI : 2011/255-2013/548
Taraflar arasında görülen ziynet eşyasının iadesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada; davacı evlenirlerken tarafına, kayınvalidesi ve eşi tarafından 32 kalemden ibaret çeyiz ve ziynet eşya senedi verildiğini, 2008 yılında babasının evine bırakıldıktan sonra bir daha evine gidemediğini, çeyiz senedine konu eşyaları davalılardan talep etmesine rağmen sonuç alamadığını belirterek; bu eşyaların davalılardan müştereken ve müteselsilen aynen iadesine, eğer bu mümkün değilse, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte eşyaların bedellerinin ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; dinlenen tanık beyanlarından davalı tarafın çeyiz senedinde belirtilen ziynet eşyalarını davacı tarafa aldığı, ancak tarafların Avrupa"da yaşamayı planladıkları için diğer eşyaların davacı tarafa hiç alınmadıkları anlaşılmıştır. Her ne kadar Yargıtay"ın yerleşik kazanmış içtihatları doğrultusunda ziynet eşyalarının kadının yanında olduğu karinesi mevcut olsa da, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, davacı yas için yas evine gelmiştir. Bu husus dinlenen tanık beyanları ile sabittir.
Hayatın olağan akışı gereğince yas evine giden bir kadının yanında ziynet eşyası hele hele çeyiz senedinde belirtilen set, burma bilezik, zincir gibi ziynetleri götürmesi mümkün değildir. Türk örf ve adetleri, hele ki yöremiz adetleri bu durumu kabul edemez. Bu sebeple söz konusu ziynetlerin davacı tarafda bulunmadığı, davalıların zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle davacı tarafın talebinin kabulü ile mihir senedinde belirtilen eşyaların bedellerinin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekmekte olup, 6100 S. HMK."nın 26. maddesi gereği taleple bağlı kalınarak 8.000,00 TL."nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının dava dilekçesi ile; çeyiz senedine konu ziynet ve çeyiz eşyalarının tarafına iadesi veya mümkün değilse bedellerinin ödenmesinin talep edildiği, bu eşyaların harca esas değerinin (dava değerinin) 8.000 TL olarak belirtildiği; yargılama sırasında duruşmada alınan beyanında ziynet eşyalarının tarafına alındığı, mehir senedindeki diğer çeyiz eşyalarının ise kayınvalidesi ile oturduğu için alınmadığını belirterek, eşyaların belirlenen bedellerinin tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, davasını ıslah etmeyeceğini (fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak) belirttiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kararın gerekçe kısmında "çeyiz senedinde belirtilen ziynet eşyalarının davacı tarafa alındığı, ancak tarafların Avrupa"da yaşamayı planladıkları için diğer eşyaların davacı tarafa hiç alınmadıkları anlaşılmıştır. Mihir senedinde belirtilen eşyaların bedellerinin davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir." şeklinde açıklama yapıldıktan sonra hüküm kısmında "8.000,00 TL."nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuş ancak bu hükmün talep edilen hangi eşyayı kapsadığının (ziynet veya çeyiz eşyası) açıklanmamış olması doğru görülmemiş ise de; bu husus davacının talebine yönelik sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 522,20 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.