14. Hukuk Dairesi 2015/16820 E. , 2016/1229 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... v.d. vekili ve duruşmasız olarak davalı ... Belediyesi vekili ile ... Büyükşehir Belediye vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 20.10.2015 günü mürafaa icrasından sonra görülen eksiklik nedeni ile evrak mahaline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı, malik olduğu 5704 ada 1 sayılı parselde yapılan uygulama ile taşınmaz payının 7146 ada 3 parsele aktarıldığını, 5704 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki bina ve ağaçların davalılar adına tescil edilen 7146 ada 2 sayılı parselde kaldığını, davalı belediyenin yaptığı bu işlem ile diğer davalıların sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürerek, muhdesatlar bedeli 10.000 TL’nin davalılardan alınmasını istemiş, istemini 17.03.2014 günlü ıslah dilekçesiyle de 66.333,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Belediyesi, imar işleminin büyükşehir belediyesi tarafından yapıldığını, davalı büyükşehir belediyesi, davacıya imar uygulamasıyla başka bir taşınmazdan pay verildiğini, davacının imarın iptali için dava açmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalılar ise süresinde davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 65.218,88 TL bedelin davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, tüm davalılar vekilleri aracılığıyla ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dava, muhdesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İmar uygulaması ile uygulamaya alınan taşınmazlar üzerindeki yapılar bir imar parselinde bırakılabileceği gibi birden fazla imar parselinde de bırakılabilir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18/9 maddesi gereğince; "Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazı mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya bir kaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şuyu giderilmedikçe, bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur."
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu muhdesatların bulunduğu 7146 ada 2 parsel sayılı taşınmaz davalılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlıdır. Davalı ... Büyükşehir Belediyesince 2006 yılında yapılan imar uygulaması ile davacı ve dava dışı üçüncü kişinin 1/2"şer malik oldukları dava konusu muhdesatların bulunduğu 345 sayılı kadastro parselindeki davacı payı davacı adına tam pay tescil edilen 5704 ada 1 ve dava konusu edilmeyen diğer parsellere aktarılmıştır. Davacının 5704 ada 1 ve diğer parsellerdeki bu payları 2010 yılında yeniden yapılan imar uygulaması ile 7146 ada 3 sayılı taşınmazda toplanmıştır. Ancak muhdesatları davalılar adına kayıtlı 7146 ada 2 sayılı parselde bırakılmıştır. Davalılar ise 2010 yılındaki imar uygulamasında başka bir taşınmazda paydaş iken payları dava konusu 7146 ada 2 parsele aktarıldığından malik olmuşlardır. Davacı ve davalılar imar uygulamalarının iptali için dava açmadıklarından imar uygulaması geçerliliğini korumaktadır. Fen bilirkişisi 10.02.2014 günlü raporuna ekli krokiden davacının muhdesatlarının 345 kadastro parsel sınırları dışına taşarak komşu parsele tecavüzlü olduğu, 2006 yılı imar planında da yine taşkın olduğu, 2010 yılı imar planında ise imar yoluna taşkın olduğu anlaşılmaktadır. Davalı büyükşehir tarafından yapılan imar uygulamalarında davacıya ait yapıların muhafazası mümkün görülmemiştir. Dolayısıyla, İmar Kanununun 18/9 maddesi uyarınca binanın yok olmasına yada 7146 ada 2 parsel maliki davalıların muhdesat bedellerini davacıya ödeyinceye kadar davacı tarafından tasarruf edilmeye devam olunur. Bu nedenle, 7146 ada 2 parsel sayılı taşınmaz maliki davalılara muhdesat bedellerini depo edip etmeyecekleri sorulmalı, depo etmemeleri halinde taşınmazdaki muhdesatların davacı tarafından tasarrufuna devam olanacağından davanın reddi gerekir.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.350 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmalı olarak temyiz eden davalılar ... ve arkadaşlarına verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
02.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.