21. Hukuk Dairesi 2015/3706 E. , 2015/12334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi oğlu "" ...""ın ölümü nedeniyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ölüm tarihi olan 23/11/2005 tarihinden itibaren ölüm aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 23.11.2005 tarihinde ölen oğlunun çalıştığı sırada geçirdiği kaza sonucunda ölmesi nedeniyle gelir bağlanmasına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, ..."ın ölümüyle meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine, davacıya ölüm tarihi olan 23.11.2005 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde hak sahiplerine 506 sayılı Yasa"nın 24.maddesine göre ölüm geliri bağlanırken; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu olmayan ölümlerde, ölen sigortalının hak sahibi kimselerine 506 sayılı Yasa"nın 66.maddesine göre ölüm aylığı bağlanır.
Somut olayda, davacının oğlu ... 23.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda öldüğü, ölen sigortalının 13.09.2005 tarihinden sonra davalı işveren yanından bildirilmekle 23.11.2005 tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamında toplam 841 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, davacıya ölen oğlundan dolayı hak sahibi olarak 01.04.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı yasanın 66.maddesine göre ölüm aylığı bağlandığı, davacının işbu davada iş kazası kolundan ölüm geliri talebinde bulunduğu, mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmadığı, yerel mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile verilen davanın kabulüne dair 09.03.2011 tarihli kararının, Dairemizin 2011/5723E, 2013/200K sayılı, 15.01.2013 tarihli ilamı ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamına uyulmasına karar verildiğinden, 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yapılacak iş, tazminat davasında da ifadesine başvurulan ve beyanları arasında çelişki bulunan tanık ..."ın yeniden ifadesini almak, ifadeleri arasındaki çelişkiyi sormak, davalı Kurumdan olayın iş kazası olup olmadığı yönündeki işlemini sormak, ilgili evraklarını istemek, olayın işyeri adresinin yakındaki benzin istasyonuna değil olay günü çalışılan otel inşaatının yakınındaki benzin istasyonuna giderken gerçekleştiği iddia edildiğinden, gerektiğinde mahallinde keşif yaparak kazanın meydana geldiği yer ile söz konusu benzin istasyonunun yerini tespit etmek, birbirlerine olan mesafeleri, güzergahları bakımından davacının iddiasını, iş için benzinliğe malzeme almak için gitmiş olup olamayacağını değerlendirmek, benzinlik ve içindeki market çalışanlarını saptayarak ölenin benzinliğe gidip gitmediğini, gittiyse alışveriş yapıp yapmadığını, ne aldığını, üzerinde iş elbiseleri olup olmadığını ne tür bir giysi olduğunu sormak, söz konusu kazaya ilişkin ceza dosyasının onaylı bir örneğini dosya içine almak, davalı işyerinin olay tarihine ilişkin dönem bordrolarını getirtip kayıtlı çalışanları tespit ederek olayla ilgili ifadelerini almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.