23. Hukuk Dairesi 2013/8504 E. , 2014/2100 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2011/2583-2013/460
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında imzalanan 04.03.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, müvekkiline düşen 6 adet daire ve 7 nolu dairenin %40 hissesi ile 18 nolu dairenin %50 hissesinin tesliminin, iskân ruhsatı alınmış olarak, inşaat ruhsatı alındığı tarihten itibaren en geç 17 ay içerisinde yapılacağının kararlaştırıldığını, inşaat ruhsatının 07.06.2005 tarihinde alındığını, buna göre teslimin 07.11.2006 tarihinde yapılması gerektiğini, iskân ruhsatının ise 25.01.2007 tarihinde alındığını, daha önce 07.11.2006 - 16.01.2007 tarihleri arası için 79 günlük kira bedelinin tahsili için bir başka mahkemede açtıkları davanın kabül ile sonuçlanarak kesinleştiğini, ancak 9 günlük kira alacakları daha kaldığını, ayrıca, sözleşmeye göre, dairelerin doğalgaz bağlantılarının yapılması, kullanıma hazır hale getirilmesi işlemlerinin takibi, montajının yapılması ve teslim tarihine kadar dairelerin emlak vergilerinin ödenmesinin, davalının yükümlülüğünde olduğunu, ancak davalının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kira bedeli için 840,00 TL, doğalgaz bağlantılarının yapılması ve kullanıma hazır hale getirilmesi işi için 1.708,00 TL, emlak vergileri için 1.400,00 TL olmak üzere toplam 3.948,00 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, kira alacağını ıslah yoluyla 3.800,00 TL"ye arttırmıştır.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, doğalgaz hattı bağlantı bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin teslim tarihine kadar tahakkuk eden emlak vergilerini ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL kira bedeli, 1.398,24 TL emlak vergisi bedeli, 1.708,00 TL doğalgaz bağlantı bedeli olmak üzere toplam 6.906,24 TL"nin, 3.946,24 TL"sinin dava tarihinden, 2.960,00 TL"sinin 06.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi"nin 10.10.2011 tarih ve 8895 E., 11770 K. sayılı ilamıyla, iskânın alındığı ve böylelikle sözleşmeye göre teslimin gerçekleştiği 25.01.2007 tarihine kadar olan dönem için, daha önce bir başka mahkemede açılan davada hüküm verildiğinden, kira bedeline ilişkin talep yönünden eldeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, sözleşmede doğalgaz bağlantısının yüklenici tarafından yapılacağı kararlaştırılmış ise de talep edilen miktar içerisinde yüklenicinin sorumluluğunda olmayan abonman ücretinin ve sayaç bedelinin bulunup bulunmadığının ve emlak vergisi alacağına dayanak olarak gösterilen bir kısım makbuzların teslim tarihinden sonraki dönemi kapsayıp
kapsamadığının araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre; talep edilen doğalgaz bağlantı bedeli içerisinde abonman ücretinin ve sayaç bedelinin bulunmadığı, davacının bu kapsamda kendisine isabet eden daireler için toplam 1.621,50 TL ödeme yaptığı, davacıya ait dairelerin 2006 yılına ilişkin emlak vergilerinin yüklenici tarafından ödendiği, yüklenicinin yükümlülüğünde olmasına rağmen, davacının sadece 2007 yılının ilk 25 gününe ilişkin 91,92 TL tutarındaki emlak vergisi borcunu ödediği gerekçesiyle, kira bedeline ilişkin talebin reddine, 1.621,50 TL doğalgaz bağlantı bedeli ve 91,90 TL emlak vergisi bedeli olmak üzere toplam 1.713,40 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
5219 sayılı Kanun ile değişik HUMK"un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun"un 19. maddesiyle HUMK"a eklenen Ek Madde 4"te öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2013 yılı için 1.820,00 TL"dir. Davalı vekilince, 1.713,40 TL"nin tahsiline ilişkin hüküm temyiz edilmiştir. Bu miktar, bozulan hükmün verildiği 2011 yılı kesinlik sınırı olan 1.540,00 TL"nin üzerinde olup, bozma sonrası kararın verildiği 2013 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında ise de, 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK"a eklenen Ek Madde 4/2 hükmü uyarınca bozma sonrası verilen karar tarihindeki kesinlik sınırı uygulanamayacağından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.