4. Hukuk Dairesi 2014/3719 E. , 2014/9624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... (kendisine asaleten... velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 24/06/2005 gününde verilen dilekçe ile tedavideki kusur nedeniyle desteğin ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 24/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/06/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır.
Davacılar, murisleri Hüseyin Buz"un devlet hastanesinde davalı doktorların yanlış teşhis ve tedavide gecikmeleri sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalılar ise, davanın zamanaşımı nedeniyle, olmadığı takdirde esas yönünden reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, davalılar hakkındaki ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü belirtilerek, davanın esasdan reddi gerektiği ancak, eldeki bu davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılması nazara alındığında öncelikle zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi gerektiği kabul edilip davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 22/05/2007 gün ve 2006/7929 Esas, 2007/6826 Karar sayılı kararı ile yerel mahkemenin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin ilk kararı; davalılar hakkında açılan ceza davasının kesin bir sonuca bağlanmadığı, haksız eylemi ika eden kişiler hakkındaki ceza yargılaması devam ettiği sürece olayın mağduru tarafından ceza davasına müdahale ve kişisel hak talebi yoluyla davaya dahil edilme olanağının bulunduğu, davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, davaya konu edilen eylemden dolayı davacıların uğradığı zararın doktor olan davalıların kişisel kusurları sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
-/-
-2-
2014/3719-2014/9624
Yargıtay bozma kararına uyulmakla, bozma kararı yararına olan taraf yönünden usuli kazanılmış hak doğar. Somut olayda, davanın zamanaşımından reddine yönelik ilk kararın davacıların temyizi üzerine bozulması nedeniyle davacılar yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Usuli kazanılmış hak nedeniyle artık mahkemece yeniden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilemez. Bozma kararına uyan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlıdır; daha sonra bozmaya uyma kararından dönerek direnme kararı veremez, bozma kararı gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm vermek zorundadır. Bozmadan sonra Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 19/09/2011 tarihli ve yine Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi"nden alınan 25/07/2012 tarihli raporlardan ölüm olayında davalı doktorların kisisel kusurlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, mahkemece davanın esas yönünden reddine karar verilmesi gerekir ise de; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin karar sonuç itibariyle doğrudur. O nedenle, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine ve bu açıdan temyiz itirazlarının reddedilerek kararın düzeltilmiş bu gerekçe ile ONANMASINA, ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.