Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2649
Karar No: 2021/1780
Karar Tarihi: 25.03.2021

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2019/2649 Esas 2021/1780 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2019/2649 E.  ,  2021/1780 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

    Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.01.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davacı vekili Avukat ... ... geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir.
    Davacı, mirasbırakan babası ...’in 39 ada 20 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’e mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak temlik ettiğini, ...’in de taşınmazı dava dışı ...’ya devrettiğini, mirasbırakanın paraya ihtiyacı bulunmadığını, başka bir taşınmazını da davalının oğlu ...’a satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, o taşınmaz için de dava açıldığını ileri sürerek tazminata hükmedilmesini istemiştir.
    Davalı, mirasbırakanın çocukları ile hiçbir zaman kavgalı olmadığını, mirasbırakanın davacıya da çok değerli bir taşınmazını devrettiğini ve tüm mirasçılarına maddi destekte bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 39 ada 20 parsel sayılı taşınmazını 29.03.1994 tarihinde davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, ...’in de taşınmazı 24.11.2005 tarihinde dava dışı ...’ye devrettiği, 71 ada 23 parsel sayılı taşınmaz dava dışı ... ..."ye ait iken 09.01.1987 tarihinde 1/4"er pay ile davalı ..., davacı ... ve dava dışı ... ile ..."ye temlik edildiği, ...’in 1/4 payını 11.10.1994 tarihinde davacı ..."e satış suretiyle devrettiği, ...’in de paylarını 1996 yılında dava dışı
    ..."a temlik ettiği, 71 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ise iştirak halinde dava dışı 7 kişi adına kayıtlı iken 17.06.1987 tarihinde 1/4"er pay ile davalı ..., davacı ... ve dava dışı ... ile ..."ye temlik edildiği, ...’in 1/4 payını 11.10.1994 tarihinde davacı ..."e satış suretiyle devrettiği, ...’in de payını 1996 yılında dava dışı ..."a temlik ettiği, mirasbırakanın 26.02.2017 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçı olarak çocukları ..., ... ve ...’nin kaldığı anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile TMK"nin 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.Somut olayda, mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla temlik yaptığı konusunda somut bir olgu ortaya konulamadığı, tanıkların mirasbırakanın çocukları ile aralarında beşeri ilişkileri konusunda olumsuz beyanda bulunmadıkları gibi, bu davanın kabul edilmesi halinde mirasçı sıfatı ile dava konusu taşınmazlarda hak sahibi olacak mirasbırakanın kızı ve davalı tanığı ...’nin; "babasının otoparkı olduğu, burayı davacı ... ile birlikte işlettiği, otoparkı ve otoparkın bulunduğu arsayı ..."e verdiği, davaya konu olan taşınmazı da ..."e devrettiği, bunun karşılığında ..."ten iş yerinden hak talep etmemesini istediği, ..."in de bu durumu kabul ettiği, babasının ..."e ve ..."e devrettiği yerler karşılığında para almadığı" yönünde beyanda bulunduğu, mirasbırakanın bedelini ödeyerek aldığı taşınmazlardaki ... paylarının da mirasbırakanın isteği üzerine bedelsiz olarak davacı ...’e temlik edildiği gözetildiğinde, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket etmediği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, bedeller arasındaki fark da tek başına muvazaanın kanıtı değildir.
    Hal böyle olunca, davacının iddialarını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
    Davalının yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi