3. Hukuk Dairesi 2017/4228 E. , 2018/10645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen kiracılık sıfatının tespitine ilişkin davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 03.07.2015 tarihinde açtığı işbu dava ile; mülkiyeti davalılardan Harran Belediyesi"ne ait olan ... ili Harran ilçesi ...Mahallesi ... Caddesi No:130 adresindeki dava konusu taşınmazın tasarruf yetkisinin diğer davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... Şubesi"ne devredildiğini; davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... Şubesi ile aralarında 01.07.2012 başlangıç tarihli 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi yapılıp beş yıllık kira bedelinin de adı geçen davalıya peşin ödendiğini, taraflar arasında başlangıç tarihi 01.07.2012 olan 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi olmasına rağmen ... İlçe Müftülüğünce tarafına, dava konusu taşınmazın müftülük hizmet binasına dönüştürüleceği bildirilerek 10.11.2014 tarihli tahliye ihtarı gönderildiğini, tahliye ihtarına 20.11.2014 tarihli yazı ile itiraz ettiklerini, akabinde davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... Şubesi tarafından dava konusu taşınmazın belediye taziye evine dönüştürüleceği bildirilerek 30/03/2015 tarihli tahliye ihtarı gönderildiğini, tahliye ihtarına 10.04.2015 tarihli yazı ile itiraz ettiklerini ancak itirazlarına herhangi bir cevap verilmediğini, tahliye sebeplerinin Türk Borçlar Kanunu"nda tahdidi olarak sayıldığını, taşınmazın tahliyesini gerektirecek bir durumun bulunmadığın belirterek kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... Şube Başkanlığı; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ... Belediyesi"ne, cami olarak kullanılmak üzere inşa ve ibadethane niteliği kazanan yerin tasarruf yetkisinin Diyanet İşleri Başkanlığı"na ait olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın bodrum katının bir kısmında ... Dershanesi olarak faaliyet gösterdiğini, Türkiye Diyanet Vakfı ... Şubesi"nin söz konusu ibadethanenin alt katını mülkiyet hakkı ve tasarruf ehliyetinin sınırlarını aşarak Diyanet İşleri Başkanlığı"nın bilgisi dışında sehven davacıya kiraya verdiğini, bu durumun kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ve hukuken kiracılık ve kiralayan sıfatının hiç doğmadığını ,yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddine istemiştir.Davalı ... Belediyesi; mülkiyeti ... Belediyesi"ne ait olup Diyanet İşleri Başkanlığı"na cami ve ibadet yeri olarak tahsis edilen ... Mahallesi"nde bulunan 355 ada 1 parsel sayılı 2.293 metrekarelik dava konusu taşınmazın bir kısmının cami onarım ve yapımında kullanılmak üzere kiraya verilmesi ve kira gelirinin TDV ... Şubesi"ne gelir kaydedilmesi hususunda müvekkil ... Belediyesi ile davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... arasında 28.06.2012 tarihli belirsiz süreli protokol imzalandığını, ancak bu protokolün ... Belediyesi tarafından gönderilen 26.03.2015 tarihli yazı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin tarafına ait olup davacı şirketin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı ve tasarrufunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı Türkiye Diyanet İşleri Vakfı ... Şubesi"ne karşı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan ,diğer davalı ... Belediyesi"ne karşı açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği gibi tespit davasının konusunu bir hukuki ilişki oluşturabilir. Tespit davasının dinlenebilmesi için davacının bir hakkı veya hukuki durumunun hali hazır bir tehlike ile ciddi bir biçimde tehdit edilmiş olması bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt veya belirsizlik içinde bulunması bu hususun davacı için bir zarar doğurabilecek nitelikte olması gerekir.Davaya dayanak 01.07.2012 başlangıç tarihli 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı Türkiye Diyanet Vakfı ... Şubesi tarafından dava konusu kiralanan taşınmazın belediye taziye evine dönüştürüleceğinden bahisle tahliyesi gerektiğine ilişkin ihtaratın davacıya bildirilmesi üzerine, davacı tarafından kiracılık sıfatının tespiti amacıyla dava açılmıştır. Yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında, tespit davasının açıldığı tarihte davacının hukuken korunmaya muhtaç durumda olduğu ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın maliki olması nedeniyle davalılardan ... Belediyesi"ne karşı da husumet yöneltilebileceği ve dosyada bulunan protokol kapsamından, ... Belediye Meclisi tarafından Diyanet İşleri Başkanlığı"na verilen, 02.10.2006 tarih ve 2006/9 sayılı tahsis ve kiralamaya ilişkin kararın kaldırılıp kaldırılmadığının da üzerinde durulmak suretiyle değerlendirme yapılarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.