21. Hukuk Dairesi 2014/16529 E. , 2015/11959 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı temyizine gelince;
Dava; davacının davalı işyerinde 05.10.2009 – 06.06.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davalı işyerinde asgari ücretle 25.12.2009 – 08.01.2010 tarihleri arasında 15 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ... işyerinde çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince 09.01.2010 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği ve davacının 01.12.2009 – 24.12.2009 ile 09.01.2010 – 07.06.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kurum"a bildirildiği, dönem bordrolarının dosya arasına alınmadığı, komşu işyeri tanıklarının araştırılmadığı, davacı tanıklarından ...."in; davacı ile dönüşümlü olarak davalı işyerinde çalıştıklarını, davalı ... yönetiminde bulunan defterde çalıştıkları tarih ve saatlerin belirli olduğunu beyan ettiği, ancak söz konusu defterin incelenmediği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum"dan davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı tarihi sormak ve talep edilen döneme ilişkin bordroları istemek, varsa bordrolarda adı geçen kayıtlı çalışanlar arasından re"sen seçilecek kişileri dinlemek, ayrıca zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum"dan sorarak; talep edilen dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş işyeri çalışanlarını tespit ederek dinlemek, yine davalı apartmana komşu apartmanların çalışanlarını tespit ederek dinlemek, tanık ...."in beyanlarında geçen ve dönüşümlü çalışmaya ilişkin kayıtların tutulduğu defteri zabıta marifeti ile davalı apartmandan temin ederek incelemek ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.