23. Hukuk Dairesi 2013/9458 E. , 2014/2289 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/183-2013/308
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. M.. Ö.. ile davalılar vekili Av. M.. Ş.."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkili arsa sahipleri ile davalı yükleniciler arasında 10.12.2004 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye ek olarak Konya 2. Noterliği"nin 14.11.2007 tarih 27336 yevmiye numaralı taahhütnamesi ile dava ve takip dayanağı bononun verildiğini, taahhütnamede dairelerin iskân ruhsatlarının 31.03.2008 tarihine kadar alınmaması halinde verilen senedin bütün masrafları ile birlikte ödeneceği ve ayrıca iskân ile tüm masrafların da davalıların kendilerine ait olacağının beyan ve kabul edildiğini, davalı borçluların edimlerini ifa etmediklerini, müvekkilleri tarafından 01.09.2010 tarihli ihtarname keşide edilip ardından Konya 13. İcra Müdürlüğü"nün 2010/10673 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların itirazı sonucu bu takibin durduğunu, davalıların iskân ruhsatı almamalarına rağmen aynı senetle ilgili olarak Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2010/416 E. sayılı dosyası ile borçlu olmadıkları iddiası ile menfi tesbit davası açtıklarını, ancak davanın reddedildiğini, böylece müvekkillerinin davalılardan senet nedeni ile alacaklı olduklarının mahkeme kararı ile tesbit edildiğini ileri sürerek, davalıların haksız itirazlarının iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında 10.12.2004 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve inşaatın tamamlanıp davacıların fiilen dairelerini teslim alıp oturmaya başladıklarını, hatta bir kısım dairelerini sattıklarını, inşaatın iskân ruhsatının alınması hususunda müvekkilerinin başvuruda bulunduklarını, müvekkillerinin inşaattaki diğer dairelerin sahiplerinin kat irtifakı tapularını vermek istediğinde davacıların şart olarak müvekkillerinden teminat senedi istediklerini ve dava konusu 300.000,00 TL bedelli senedin, iskân ruhsatının 31.03.2008 tarihinden önce alınması şartı ile düzenlendiğini, müvekkillerinin bu durumu kabul etmek zorunda kaldığını ve iskân ruhsatını almak için 500.000,00 TL harcama yaptığını ve belediyeye başvurduğunu, ancak yaşanan mevzuat değişikliği nedeni ile iskân ruhsatının alınmasının geciktiğini, davacıların ihtarı üzerine kendisi tarafından menfi tesbit davası açtıklarını, davanın reddedildiğini ancak henüz kesinleşmediğini, davacıların kendi kusurlarından yararlanarak menfaat temin etmeye çalıştıklarını, müvekkillerinin tacir
olmasının davacıların hukuka aykırı işlem ve taleplerini meşru kılmayacağını, davacıların dava konusu taahhütname ve senetle gösterilen parayı talep konusunda aktif husumet ehliyetlerinin olmadığını, kötüniyet ve ticari faiz taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında aynı senetle ilgili olarak Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi"nde senet borçluları tarafından menfi tesbit davası açıldığı, dava konusu icra takibinin ise menfi tesbit davasının devamı sırasında 07.09.2010 tarihinde başlatıldığı, mahkemece menfi tesbit davasının reddedilip kararın Yargıtay denetiminden geçip 03.06.2013 tarihinde keşinleştiği, adı geçen davada tarafların iddia ve savunmalarının eldeki dosyada da ileri sürüldüğü, menfi tesbit davasının bu davada kesin delil niteliğinde olup, yemin teklifine gerek bulunmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesin delille açıklığa kavuştuğu, icra takibinde senet bedeli olan 300.000,00 TL asıl alacak yanında 165.158,33 TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, davacının 01.09.2010 tarihli noter ihtarnamesinde 300.000,00 TL"nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği ve senedin vade tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmadığı, ihtarın tebliğine göre 3 günlük sürenin 07.09.2010 tarihinde dolacağı, icra takibinin de aynı tarihli olduğu, bu nedenle takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile itirazın 300.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamının davacı yararına %40 tazminata, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava dilekçesinde, sadece icra takibine konu edilen asıl alacağa ilişkin olarak harç yatırılıp itirazın iptali talep edilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.