Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15678
Karar No: 2015/11945
Karar Tarihi: 26.05.2015

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2014/15678 Esas 2015/11945 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalışmalarının tespit edilmesi için dava açmıştır. Mahkeme, davacının 1984-1985 yılları arasında davalı işverene ait işyerinde asgari ücret karşılığı kesintisiz çalıştığının tespitine karar vermiştir. Ancak davalı işverenin ölümü nedeniyle, ölü kişiye karşı dava açılması halinde ne şekilde hareket edileceği konusu uyuşmazlık yaratmıştır. Kanunlar ölü kişiye karşı dava açılması konusunda açık bir düzenleme yapmamıştır. Taraflardan biri öldüğünde, mirasçıların mirası kabul veya reddetmemişse, davayı takip için kayyım atanabilir. Ancak, ölü kişi adına veya ölü kişiye karşı dava açılması olanaklı değildir. Bu nedenle, davacının davalı işverenin ölü olduğunu bilmemesi hataya dayalı olabilir. Taraflardan birinin ölümü durumunda, taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, madde bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talepleri, karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilebilir. Mahkemece davacıya taraf değişikliği talep etme imkanı tanınmaması nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Kanun maddeleri: HMK m. 114/1-d, m. 50,
21. Hukuk Dairesi         2014/15678 E.  ,  2015/11945 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/11/1984 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    K A R A R


    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davalı Kurumun temyiz itirazlarının kabulüne,
    3-Dava, davacının 01.11.1984 tarihinden itibaren davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde 01.11.1984 tarihinden 30.04.1985 tarihine kadar asgari ücret karşılığı kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverenin davacının babası olduğu ve 19.06.2002 tarihinde vefat ettiği, ... sicil numaralı davalı işyerinin 01.03.1982 – 30.04.1985 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bu işyerinden davacı adına 01.11.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak çalışmaların bildirilmediği görülmüştür.
    Uyuşmazlık, ölü kişi aleyhine dava açılması halinde ne şekilde hareket edileceğine ilişkindir.
    Bir davada taraf ehliyeti dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olup taraf ehliyeti ise medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (HMK m. 50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m. 28). Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği öngörülmüştür (HMK m. 55; HUMK m. 41). Ne var ki, Kanun’da ölü kişiye karşı dava açılması halinde nasıl davranılacağı gösterilmemiştir.
    Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılara yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Esasen dava açarken davacının, davalının bu ehliyet durumunu araştırması beklenir. Ne var ki davacının davalının ölü olduğunu bilmemesi kimi zaman hataya dayalı olabilir. Nitekim HMK’nın 124.maddesinde; “ Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” (HMK m. 30) ile bağdaşmaz.
    6100 sayılı HMK"nın 124. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliğinin kabulü mümkün hale gelmiştir. HGK"nun 11.9.2013 gün 2013/14-612 E, 2013/1297 K sayılı kararı da bu doğrultudadır.
    Somut olayda; davalı olarak gösterilen işverenin davacının babası olduğu ve 19.06.2002 tarihinde vefat ettiği sabittir. Davacının babasının ölümünü bilebilecek durumda olması karşısında davacının kabul edilebilir bir yanılgı sonucu dava açtığından bahsedilemeyecektir. Bu nedenle Mahkemece davacıya, ...m.124 gereğince davayı mirasçılara yöneltme imkanı tanınmasına da gerek yoktur.
    O halde, ölü kimseye karşı dava açılamayacağı göz ardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
    sair hususlar incelenmeksizin 26.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi