23. Hukuk Dairesi 2020/1402 E. , 2020/4387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre tanzim edilen fatura bedellerini ödemeyen davalı aleyhine Çine İcra Müdürlüğünün 2014/437 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça takibe itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, borçlu tarafça yapılan itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; haksız itirazın iptaline, %20"den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturaların usulüne uygun şekilde ihtarname ile tebliğ edilmediğini, teslim edilen malların ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların defterlerinin incelenmesi neticesinde icra konusu edilen faturaların davalıya teslim veya tebliğ edilmediği, kendi dosyaları içinde bulunduğu, yapılan ödemelere ilişkin kayıt bulunmadığı, sevk fişleri ile taşıma irsaliyelerine dayalı olarak düzenlenen icmal tablosu için davacı tarafından davalı şirket adına fatura düzenlenmediği, takip dosyasındaki asıl ve faiz alacağının kaşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 26.02.2020 tarih ve 2016/9747 E., 2020/1368 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme nedenlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, 01.03.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 25/3. maddesi “Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanununun 198 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, davalı taraf, 25.05.2015 tarihli cevap dilekçesinde, davacının ... ... Ltd. Şti.’ye teslim edilen mallarının ayıplı olduğunu bu nedenle bu irsaliyeler için düzenlenen faturaları ticari defterlerine kaydetmeyip iade ettiğini savunarak, davalı malların teslimini kabul etmiş ancak ayıp nedeniyle faturaları iade ettiğini kabul ederek ispat yükünü üzerine almıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacıya TTK’nın 25/3. maddesine göre, davalıya ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı konusunda ispat hakkı tanınıp aksi halde teslimin kabul edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı gözetilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, dosyada mevcut 16.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defterlerinde 23.01.2014 tarihli 4.590,73-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, davacı tarafın 2015 yılına devir eden alacağının 3.748,37-TL olduğu belirtilmesine rağmen, davalının ticari defter kayıtlarına göre, davacıya 3.748,37-TL borçlu bulunduğu hususunun da göz önünde bulundurulmaması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 26.02.2020 gün ve 2016/9747 E., 2020/1368 K. sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.02.2020 gün ve 2016/9747 E., 2020/1368 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ve peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.