22. Hukuk Dairesi 2015/35871 E. , 2018/19177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı apartmanda kesintisiz olarak 1998 yılının Ekim ayından itibaren apartman görevlisi olarak çalıştığını, davalı işverene ait kapıcı dairesine eşi ile birlikte yerleştiğini, sözleşmesini haklı sebep ile feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, taraflar arasında hizmet akdi olmadığını, davacının eşi ile ayda bir gün temizlik yapmak karşılığında davalı apartmandaki dairede kalmak üzere 01.11.1998 tarihinde anlaşma yapıldığını, bu anlaşma dışında davacı veya eşi ile yapılmış başka bir anlaşmanın bulunmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı apartmanda apartman görevlisi olarak 01.11.1998 – 28.02.2014 tarihleri arasında 15 yıl 3 ay 27 gün, asgari ücretle kısmi süreli çalıştığı, davacının işçilik ücretinin ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi ayrıca sigorta primlerinin yatırılmaması nedenleriyle iş akdini haklı nedenle feshettiği, dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmesinde, davacının hafta tatilleri, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekillleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununda çalışma olgusunun ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bu hususun ispatı, genel hükümlere tabidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Dolayısıyla çalışma olgusunu iddia eden davacı, kural olarak bu hususu ispat etmek zorundadır. Fiili bir olgu söz konusu olduğundan, bu durum, kural olarak her türlü delille ispat edilebilir.
Somut olayda; davacı, davalı apartmanda 1998 yılından itibaren apartman görevlisi olarak çalıştığını, ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Dosya içerisinde bulunan davacının eşi ..."ın 01.11.1998 tarihinde imzaladığı ve davacı tarafça inkar edilmeyen belgenin incelenmesinde; ..." ın apartman kapıcı dairesinde oturması ve su parasının davalı apartman yönetimince karşılanmasına karşılık, apartmanın kapıcılık hizmetine giren işlerini yapmayı taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf davacı ... ile aralarında iş ilişkisi olmadığını, davacının eşi ... ile yaptıkları anlaşma dışında bir anlaşmanın bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, duruşmada dinlenen tanık beyanları esas alınarak, davacının davalı apartmanda apartman görevlisi olarak 01.11.1998-28.02.2014 tarihleri arasında çalıştığı, ücret alacaklarının ödenmediği ve sigorta primlerinin yatırılmadığı bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çalışma olgusunu ispat işçiye aittir. Duruşmada dinlenen davacı tanıklarının davacı ile aynı apartmanda birlikte oturmadıkları veya görev yapmadıkları anlaşılmış olup tanık beyanları soyut, inandırıcı ve davacı iddialarını ispatlamaya elverişli değildir. Dosyada davacının davalı işyerinde çalışmalarını ispatlayacak başkaca bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının davalı işyerinde apartman görevlisi olarak çalıştığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın tümden reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.