Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/21821
Karar No: 2017/3004
Karar Tarihi: 30.05.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/21821 Esas 2017/3004 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/21821 E.  ,  2017/3004 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, "hile" hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
    Davacı, dava konusu 21 nolu dubleks meskenini davalı torununa ölünceye kadar bakım şartıyla devretmeyi amaçladığını, ancak kendisinin kandırılması suretiyle işlemin satış şeklinde yapıldığını sonradan öğrendiğini ileri sürerek tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuştur.
    Davalı, aldatmanın söz konusu olmadığını, taşınmazı satın aldığını ve bedelini ödediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacının iradesinin yanıltılarak taşınmazın davalıya devrinin sağlandığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Getirtilen kayıt ve belgelerden; davaya konu 222 ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 21 nolu dubleks meskenin davacı adına kayıtlı iken, 04.08.2008 tarihli resmi akitle davacı tarafından davalı torunu ...’e(akit tarihinde 17 yaşında) 14.000-TL bedelle satış suretiyle devredildiği; resmi akitte davalı ...’i Başkonsolosluğu’ndan verilen 25.06.2008 tarihli vekaletnameye istinaden babası Remzi"nin vekaleten temsil ettiği görülmektedir.
    Bilindiği üzere "hile"(aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. "Hata"da yanılma, "hile"de ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun(TBK) 36/1.(818 sayılı Borçlar Kanunu"nun(BK 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma(hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili(makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
    Öte yandan, hile(aldatma) her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin(aldatmanın) öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
    Somut olayda; tarafların Belçika"da yaşadıkları, davacının 2012 yılında dava konusu yazlığına gelip kilidinin değiştirildiğini görünce olaydan haberdar olduğu, 2012 yılına kadar yazlığın aidatlarını kendisinin ödemeye devam ettiği, taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmadığı, taşınmazın temlik tarihindeki gerçek değerinin 48.159,16-TL olduğunun keşfen saptandığı, bedelinin davalı tarafından ödendiği husunun soyut beyandan öteye geçemediği ve bu konuda somut bir delil ibraz edilmediği gibi davalının ödeme gücünün de bulunmadığı; öte yandan, dinlenen tanıkların beyanlarının da davacının iddialarını destekler içerik taşıdığı anlaşılmaktadır.
    Diğer taraftan, davacı adına kayıtlı iken 03.08.2004 tarihinde satış suretiyle davalı ...’e temlik edilen ...’deki 18 no"lu parsel hakkında davacı tarafından aynı hukuki nedene dayanılarak açılan 2012/794 esas sayılı davada yerel mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın 18.04.2017 tarihinde yapılan duruşmalı inceleme sonucunda Dairemizce onandığı da sabittir.
    Belirlenen olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacının taşınmazını satma iradesinin bulunmadığı halde, davalı torununun kendisini aldatarak iradesini yanıltmak suretiyle taşınmazın satışını sağladığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
    Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi isabetsizdir.
    Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi