14. Ceza Dairesi 2014/8019 E. , 2015/2168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilip kısmen re"sen de temyize tâbi hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık Hacer müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 28.01.2015 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık ... müdafiine çağrı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında eziyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık Adem hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mağdureye yönelik işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK. nın 103/2-3-4, maddeleri gereğince verilen ceza 20 yılı aştığından ve TCK.nın 103/6. maddesinin üst sınırı da 20 yıl olduğundan, koşulları oluşmadığı halde bu madde gereğince cezada ayrıca arttırım yapılması sonucunda fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık Adem müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re"sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık Adem hakkında müsnet suçtan kurulan hüküm fıkrasında yer alan, TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına verilen ceza miktarı itibarıyla yer olmadığına” ve sanığın neticeten TCK.nın 61/7. maddesi gözetilerek 30 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibarelerinin eklemesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mağdureye yönelik işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/2-3-4, maddeleri gereğince 31 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 103/6. maddesinde alt sınırı 15 yıl olarak belirlenen hapis cezasının üst sınırının TCK.nın 49. maddesine göre 20 yıldan fazla olamayacağı gözetilerek 103/6. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mağdurenin ruh sağlığının bozulması sebebiyle 103/6. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ilave edilip, sanığın 33 yıl hapis cezasına çarptırılmasından sonra sanık hakkında TCK.nın 39. maddesinin uygulanması sonucunda 16 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re"sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında atılı suçtan kurulan hüküm fıkrasında yer alan, TCK.nın 103/6. maddesinin ve aynı Kanunun 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılarak, hüküm fıkrasında yer alan TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak, yerine "TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına verilen ceza miktarı itibarıyla yer olmadığına" yazılması ve 103/4. maddesinin uygulanmasından sonra gelmek üzere "TCK.nın 39. maddesinin gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 15 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların mağdur çocuğu kasten yaralama eylemlerinden dolayı TCK.nın 86/1, 3-b, e, 87/2-b maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümlerine aykırı olarak ayrıca aynı Kanunun 87/3. maddesine göre de cezalarında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.