Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/22416
Karar No: 2018/11055
Karar Tarihi: 06.11.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/22416 Esas 2018/11055 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/22416 E.  ,  2018/11055 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 06.11.2018 tarihinde davacı asil ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan davacı asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satışına karar verilen 401 ada 27 parsel üzerindeki ev, kepeklik, ahır ve ağaçlardan ibaret olan muhdesatların kendisine ait olduğunu, davalı ..."in gerek taşınmazda sonradan hisse sahibi olması, gerekse yerini fiilen ayırması nedeniyle muhdesatlar üzerinde hak sahibi olmadığını ileri sürerek; muhdesatların kendisine ait olduğunun tespit ve tescilini, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca muhdasatların değeri olan 31.000 TL"nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı ...; dava tarihi itibariyle yapılmış bir satış işlemi bulunmadığından sebepsiz zenginleşme oluşmadığını, dolayısıyla davacının, davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalılar ..., açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.
    Davalı ..., taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacıya ait olduğunu bildirmiştir.
    Mahkemece; davanın açıldığı tarihte henüz dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ihalenin tamamlanmadığı, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre yürütülerek sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu, dava açıldıktan sonra meydana gelen olaylar ve ortaya çıkan sonuçların o davanın konusu yapılamayacağı, dava açıldığı tarihte var olmayan satış işlemine yönelik olarak dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve bu dava şartı eksikliğinin giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Davada, dava konusu taşınmazın davacı paydaşa ait muhdesatlar ile birlikte satılacak olması nedeniyle paydaş olan davalıların sebepsiz zenginleşeceği ileri sürülerek, muhdesatların bedelinin tahsili istenmiştir.
    Sebepsiz zenginleşmede bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhinde çoğalması gerekir. Yani zenginleşme fakirleşmenin karşılığı olmalıdır. Başka bir anlatımla aralarında illiyet bağı bulunmalıdır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Yargıtay"ın bu yönde yerleşmiş uygulamasına göre: elbirliği veya paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda, ekonomik yönden zenginleşmenin ve fakirleşmenin, taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderildiği anda gerçekleştiği kabul edilmektedir.
    Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, hukuki yarar bir dava şartıdır (HMK. m. 114/1-h). Ne var ki, bir dava şartı noksan olmasına rağmen esasa girilmiş ve dava sırasında o dava şartı noksanlığı ortadan kalkmış ise, hüküm anında bütün dava şartları tamam olduğundan, davanın esası hakkında karar verilmelidir. Diğer bir anlatımla; dava, bir dava şartının başlangıçta noksan olduğu gerekçesiyle usulden reddedilemez.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın 24.10.2011 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazın 27.10.2011 tarihinde davalılardan ..."e satıldığı, 04.01.2012 tarihinde diğer paydaşlara paylarına düşen satış bedellerinin ödendiği anlaşılmıştır.
    Bu durumda, yargılama sırasında taşınmazın satılmasıyla hukuki yarar şartı gerçekleşmiştir. Eş söyleyişle, davanın açıldığı tarihte noksan olan dava şartı, hükmün verildiği tarihte mevcuttur.
    Hal böyle olunca, mahkemece, dava şartı noksanlığının ortadan kalktığı gözetilerek, davanın esasının incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
    2-) Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi