20. Hukuk Dairesi 2017/2058 E. , 2017/5992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar dava dilekçesinde; davaya konu ... İşhanı adlı taşınmazın ... Tapu Müdürlüğüne kayıtlı 4350 ada, 8 parsel sayısı ile tescilli kat mülkiyetine tabi mülk niteliğinde olduğunu, işhanının girişte bulunan dükkanlarla beraber giriş katının üzerinde yer alan üç kattan ve her katta bulunan 4 er küçük bürodan oluştuğunu, davacılar ile davalıların ana taşınmazın kat malikleri olduğunu, davacılardan ..."in giriş katta bulunan dükkanda 23 yıl davalının kiracılığını yaptığını, ancak ekonomik krizin etkisiyle söz konusu dükkanı boşaltarak faaliyetine kendine ait üst katta bulunan bürolarda devam etmek zorunda kaldığını, ancak şimdi davalının, davacıların 23 senedir giriş olarak kullandığı işhanına giriş boşluğunun kendi dükkanına ait olduğunu, bu yerin tapulu malı olduğunu ileri sürerek işhanına giriş bölümünü kapatmak istediğini, bu yerin kapandığı takdirde işhanının ana girişinin olmayacağı gibi davacıların ana yola çıkışının da mümkün olmayacağını, oysa davalılardan ..."nin kök malik olduğunu, taşınmazın onun yada külli mirasçısı olduğu yakınlarınca taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti kurulmuş olduğunu, döneminde hem adıgeçen davalıca veya seleflerince ve hem de imar projesini kabul eden Belediyece üst katlara çıkmak için bırakılan koridorun asgari genişlikte tutulmadığını, davalının bu imar eksiğini giderdiğini ve diğer kat maliklerine de bu şekilde bağımsız bölümlerin satıldığını, davalının davacılara satmadan önce imar izni alabilmek için bu girişi bıraktığını, ancak üst katlarda bulunan 5 büroyu taraflarına sattıktan ve kiracılık ilişkisini sona erdirdikten sonra giriş için ayrılan yeri bugün tapulu malım diyerek kapatmak istediğini ve baskı yaptığını, KMK"nun 3.maddesine göre genel giriş kapıları, kanunun gereğince her halde ortak yer sayıldığını, dolayısıyla bu ortak yerin, arsa payı oranında taraflarına ait olduğunu, bu nedenle davalının işhanının girişini kapatmak istemesinin usule ve yasaya aykırı olup hukuki ve iyiniyetli bir davranış olmadığını, davacıları mağdur edeceğini, davacılardan ..."in toptan kitap basım yayın dağıtım işi yaptığını, adıgeçen davalının işhanının girişini kapatmasının davacılarla kendisi dışındaki davalıların bağımsız bölümlerinden yararlanmalarını olanaksızlaştıracağını, çünkü geriye kalacak boşluktan hafif kilolu bir insanın bile geçmesinin mümkün olmadığı gibi boşluğun mal taşımaya da izin vermediğini, bu nedenlerle öncelikle tedbiren ortak yer sayılan işhanına giriş alanına davalı tarafından yapılacak müdahalenin men"ine, davaya konu taşınmazda işhanına giriş alanının tespitini, tespit edilen giriş alanının tapuya ortak yer olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının dava dilekçesinin sonuç kısmında iş hanına giriş alanının tespitini, tespit edilen giriş alanının tapuya ortak alan olarak tescili ile tedbiren ortak yer sayılan işhanına giriş giriş alanına yapılacak müdahalenin menine karar verilmesini talep ettiği, mahkeme davacının bu taleplerinden tedbiren ortak yer sayılan işhanına giriş giriş alanına yapılacak müdahalenin menine karar verilmesi talebinin değerlendirilip sadece bu talep açısından hüküm kurularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece ilgili kurumdan anataşınmazın kat mülkiyetine esas olan mimari projesinin, bağımsız bölüm maliklerini gösteren tapu kaydının ve yönetim planının celbi ile davacının dava dilekçesindeki taleplerinin delilleriyle birlikte değerlendirilerek olumlu yada olumsuz yönde karşılayan bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde taleplerin bir kısmı hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2017 günü oy birliği ile karar verildi.