20. Hukuk Dairesi 2016/424 E. , 2017/6002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalı ... kayıtlı olan ... köyü eski 1020 parsel ile sayılı 8343 m² yüzölçümlü taşınmaz, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 28095 ada 4 parsel sayısı ile 8238,86 m² yüzölçümünde yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 28/09/2010 ilâ 27/10/2010 tarihinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
... Yönetimi vekili 26.10.2010 tarihli dilekçesi ile çekişmeli parselin yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen ... tahdidinde kısmen ... tahdit sınırları içinde bırakıldığını belirterek, bu bölümün tesbitinin iptali ve ... niteliğiyle ... adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen hükmün ... Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2011 gün ve 2011/15159 E. - 14570 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “...mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesiyle, 29.11.2006 tarih ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun çalışma yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, yapılan çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulmalı, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, ... Yönetiminin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmeli; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş ... kadastrosu sınırları içinde kalan Devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmeli...” denilmiştir.
Mahkemece, Daire bozma kararı üzerine önceki kararda direnilmesine ilişkin verilen karar, ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmekle, Hukuk Genel Kurulunun 19.12.2012 tarih ve 2012/1026 - 1265 sayılı kararı ile “...dava dilekçesi içeriğinden, davacı ... Yönetiminin davasının yenileme kadastrosuna itiraza mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediği açıkça anlaşılamadığından, öncelikle davacı ... Yönetimi vekilinden, davasının sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca tesbite itiraz mı, yoksa sadece mülkiyete ilişkin mi olduğu veya her iki istemi de birlikte içerip içermediği hususu açıklattırılmalı, dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin ise özel daire bozma kararında değinildiği gibi, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davanın yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde, davanın genel mahkemede
görülmesi gerektiği, davanın hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tesbitine itiraza ilişkin olması halinde ise, yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma kararında değinilen araştırmaların yapılarak karar verilmesi; mülkiyet iddiası yönünden ise, görevsizlik kararı verilmesi...” gereklerine değinilerek direnme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu kararına uyulduktan sonra, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın yasa ve teknik ölçülere uygun olduğundan buna yönelik davanın reddine, HMK"nın 303. maddesi uyarınca kesin hüküm mevcut olduğundan davanın reddine, dava konusu eski 1020 parsel sayılı taşınmazın yeni 28095 ada 4 parsel sayısı ve 8238,36 m² yüzölçümüyle tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 17/06/2014 tarih 2-14/21-6547 sayılı kararında; “1) ... Yönetimi vekilinin, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmaya yönelik verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılması sonucu 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı ... Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmaya itiraza ilişkin verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) ... Yönetimi vekilinin, çekişmeli taşınmazın mülkiyetine ilişkin verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, mülkiyete yönelik açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de yukarıda tarih ve numarası belirtilen ve hükmüne uyulan Hukuk Genel Kurulu kararında mülkiyet iddiası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtildiği halde, mahkemece davanın esasına ilişkin olarak olumsuz dava şartı niteliğinde bulunan ve görevli mahkemece nazara alınması gereken kesin hüküm nedeniyle çekişmeli taşınmazın mülkiyetine ilişkin açılan davanın da reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır." denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak ... Yönetiminin müşkiyete yönelik davası hakkında görevsizlik kararı verilmiş,görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine asliye hukuk mahkemesine yapılan yargılama sonucu davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapmasına göre dava konusu ... mahallesi 28095 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 8238,99 m² yüzölçümü ve ... vasfıyla ... adına 18/11/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışma sonucu olaşan 28095 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... vasfı ile tescil edilmiş olduğu gözününe alınarak davanın hukukî yarar yokluğunu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzelterek onanmasına karar verilmiştir. Bu sebeple 1. bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “1-davanın hukukî yarar yokluğu nedeni ile reddine” cümlesinin yazılmak sureti ile düzeltilmesine, ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2017 günü oy birliği ile karar verildi.