19. Hukuk Dairesi 2014/8740 E. , 2015/6137 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ..."in gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, mülkiyet hakkı müvekkiline ait olan akaryakıt istasyonunu taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının işlettiğini, bu istasyonun üzerindeki tesis, ekipman ve mütemmim cüzleri ile birlikte müvekkili BP lehine intifa hakkı tesis edilmesi kaydıyla satışına karar verildiğini ve davalıya öncelik tanındığını, akaryakıt istasyonunun 25 yıl süreyle BP markası altında münhasıran BP ürünlerini satışa arz edeceği gerçeği üzerinden yapılan ekonomik verilerle değerlendirildiğini ve davalının teklifi kabul edilerek ödeme yükümlülüğü yerine getirilince 01.12.2003 tarihinde gayrimenkulün satış ve intifa tescil işlemlerinin tamamlandığını, Rekabet Kurumunun kararı gereğince müvekkilinin intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, tarafların birbirlerine verdikleri her şeyin BK madde 63 ve 64 çerçevesinde iadeye tabi olduğunu, davalının intifa yükümlülüğü gözetilerek satış bedelinin daha az olarak belirlendiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ayrıca anılan istasyondaki ticari faaliyetin geliştirilmesi için münhasıran davaya konu akaryakıt istasyonunda müvekkili tarafından gerçekleştirilen yatırımların da denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilmiş miktarının tahsili gerektiğini ileri sürerek toplam 4.183.562,00 USD"nin temerrüt tarihinden itibaren başlayacak yabancı paraya işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı lehine tesis olunan 25 yıllık intifa bedelinin 500.000 USD karşılığı 727.642,50 TL olduğunu, bu hususun resmi senetle de sabit olduğunu, intifa hakkının terkininden sonra kalan süreye isabet eden bedelin bilirkişi marifeti ile belirlenmesi gerektiğini, davacının haksız hiçbir dayanağı bulunmayan fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre intifa hakkı bedelinin kullanılmayan süreye isabet eden kısmının 345.698,64 USD olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 345.698,64 USD"nun 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin reddedilen sabit yatırım bedellerine ilişkin temyizine gelince; her ne kadar akaryakıt bayilik sözleşmesinin uygulanabilmesi için bir takım sabit yatırımların yapılması gerekmekte olup bir gün de olsa işletmenin faaliyete geçmesi bu yatırımların yapılmasına bağlı ise de, davacının taşınmazı sattıktan sonra yaptığı sabit yatırımlar arasında taşınmaza değer katacak nitelikte bina vs.gibi yapılar varsa ve sözleşmenin feshine rağmen bu şekildeki yatırımların davalı tarafından kullanılmaya devam edilmesi halinde taşınmazın değerine katkı yapan yatırımlar nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, mahkemece mahallinde yapılacak keşif ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda intifa hakkının geçersiz kalan süresi yönünden maddi hata yapıldığına ilişkin davacı tarafın itirazlarının gözetilmemesi de isabetsizdir. Kabul biçimi itibariyle de harcın paylaştırılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100,00 -TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.