19. Hukuk Dairesi 2015/2992 E. , 2015/6157 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin tefecilik yapan davalı ..."den borç para aldığını, karşılığında boş senet imzalayıp verdiğini, alınan borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmediğini, davalı ..."ün gayrimenkul hissesini müvekkilinin aracılığı ile dava dışı Av. ..."na sattığını, ancak bu gayrimenkul değerlendiği için satışın iptalini temin etmek için müvekkiline baskı yaptığını, amacına ulaşamayınca elindeki boş senedi 150.000 TL olarak doldurup müvekkili ile hiç bir ilgisi olmayan davalı ..."ın ismini lehtar hanesine yazarak sahte ciro ile davalı ..."ün 120.000,00 TL asıl alacak üzerinden senedi icra takibine konu yaptığını ileri sürerek, icra takibine konu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın tahsiline, şu ana kadar yapılan masraflar için şimdilik 10.000,00 TL"nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin tefecilik yapmadığını, müvekkiline ait gayrimenkulün tapudan Av. ..."na satıldığını, aslında taşınmazı davacı ..."un aldığını, taşınmazın ifraz olup değerinin artması nedeniyle dava konusu senedin davacı tarafından verildiğini, müvekkilinin sahte ciro atmadığını, senedin müvekkiline keşideci davacı ... ile lehtar ... tarafından birlikte verildiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ..., ....Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile gönderdiği 03.04.2009 tarihli dilekçesinde, senetteki kişi ve kişilerle hiçbir alakasının olmadığını, bu senedin arkasındaki ... imzasına kesinlikle itiraz ettiğini, imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının bononun sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, borçlu olmadığını yazılı belge ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve davalı ..."ün tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekiline hükmün 23.08.2011 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen vekilinin hükmü 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 12 Eylül 2011 tarihinde temyiz ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 2011 yılında yürürlükte bulunan mevzuata göre adli tatil 1 Ağustos-5 Eylül tarihleri arasında olup 15 günlük temyiz süresinin son günü adli tatil içinde olmayıp adli tatilin bittiği tarihten sonraki bir tarihe tekabül ettiğinden somut olayda bir haftalık uzama kuralının uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz isteminin süreden reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu bonoda davacı ... keşideci, davalılardan ... lehtar (1-ciranta), ... ise lehtardan senedi ciro yolu ile temlik alan hamil durumundadır. Davalı lehtar ... senetteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını savunmuş ve böylece imzayı inkar etmiştir. Senet dış görünüş itibariyle lehtardan hamil ..."e geçmiştir. Kural olarak ciro silsilesinde kopukluk olmaması ve senedi elinde bulunduranın yetkili hamil olabilmesi için ilk cironun lehtara ait olması gerekmektedir. Aksi takdirde senedi elinde bulunduranın yetkili hamil olduğu kabul edilemez. Her ne kadar kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca keşideci ciro imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz ise de somut olayda lehtardan sonra başka bir ciro bulunmadığından ve lehtardan ciro yolu ile senedi temlik alan hamil ..."ün senedi kendisine devreden kişinin senedin lehtarı olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğu gözetildiğinde imza incelemesi yaptırılarak ..."ün yetkili hamil olup olmadığının tespiti ve gerektiğinde ceza dosyasında verilen kararın kesinleşmesi beklenip davaya etkisi de tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönlerden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 27.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1. Bono lehtarı ve birinci ciranta davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu bonodaki kişilerle ilişkisinin bulunmadığını ve birinci ciro imzasının kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Mahkemece davalı ..."ın bu açıklamasının davacı lehine bir ikrar olduğu üzerinde durularak davacının bu davalıya yönelik davasının kabulüne karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
2. TTK"nun 778/2-d maddesini yollamasıyla TTK"nun 677. maddesi gereğince dava konusu bonoda lehtar ve birinci cirantanın imzasının ona ait olmaması davacı keşideciyi davalı bono hamili ..."e karşı sorumluluktan kurtaramayacağından imzasını inkar eden lehtar ve birinci ciranta yönünden imza incelemesi yaptırılmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Mahkemece davacının davalı bono hamiline yönelik davasının reddedilmiş olması yerindedir.
Bu itibarla saygıdeğer çoğunluğun bu iki hususa aykırı bozma kararına muhalifim. 27.04.2015