3. Hukuk Dairesi 2017/1241 E. , 2018/11556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalılardan ..."nın ... Devlet Hastahanesinde Genel Cerrahi Uzmanı ve Baştabip olarak görev yaptığı sırada birçok hastaya etik olmayan ilaç raporu düzenlediği, gereksiz patolojik testler uyguladığı veya patolojik numane alınmış gibi gösterildiği ayrıca bir hastadan aynı anda birden fazla patolojik numune alınması ya da alınmış gibi gösterilmesi sonucu ... Devlet Hastanesi Döner sermayesinden toplam 10.415,72 TL ödenmesine neden olduğunun Sağlık Başdenetçisi tarafından hazırlanan rapor ile tespit edildiğini, davalı ..."nın sahte belge düzenlemek ve görevini kötüye kullanmak suretiyle hastanenin döner sermayesinden kendisine haksız kazanç temin ettiği; bununla birlikte, davalı ..."nın ... Patoloji ve Sitoloji Laboratuvarının sahibi ve mesul müdürü olan diğer davalı ... ile de menfaat birlikteliği içerisinde hareket ettiklerini belirterek; toplam 10.415,72 TL zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebine ilişkin yapılan işlemin 2011 yılında gerçekleştiğini zamanaşımının dolduğunu; davanın esası yönünden ise, ...1. İdare Mahkemesi ve 2. İdare Mahkemesine başvurmaları nedeniyle bu davaların sonucunun beklenmesi gerektiğini, iddiaların asılsız olduğunu, patolojik hizmet alım sözleşmesinin 01/02/2011 tarihinde imzalandığını, imzalayanın da o zamanki başhekimin olduğunu, diğer davalının laboratuvarı ile yapılan 11 adet sözleşmenin 3 adedinin müvekkili ile 8 adedinin ise önceki başhekim ile yapıldığını, denetçinin eczacı olması nedeni ile hasta doktor ilişkilerini bilemeyeceğini belirterek; usulsüz ve yersiz işlem olmadığından davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, müvekkiline ait laboratuvarda inceleme dahi yapılmadığını, teknik takip ve dinleme kayıtlarına dayalı hazırlanan müfettiş raporuna dayanılarak iş bu davanın açıldığını, savcılık dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 4.735,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacıya verilmesine, Davalı ..."na karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ..."nun temyiz itirazları yönünden,Mahkeme hükmü davalı ... vekili avukat ...’na 03.08.2016, avukat ...’ya 02.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.10.2016 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay"ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyizine gelince;
6100 sayılı HMK’nun 281.maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde, davalıların menfaat birlikteliği içinde hareket ederek, Sivrihisar Devlet Hastanesi Döner sermayesini 10.415,72 TL zarara uğrattığını ileri sürerek davalılardan bu bedeli tahsilini istemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen ilk rapor yeterli görülmeyerek ikinci bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece ikinci bilirkişi raporuna da itibar edilmemiş, üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak yeniden rapor alınmıştır. Ancak, daha önce itibar edilmeyen önceki bilirkişi raporu esas alınarak hüküm oluşturulmuştur. İkinci bilirkişi raporunu yetersiz bulan ve üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptıran mahkeme hakiminin, daha önce itibar edilmeyen raporu esas alarak karar vermesi yasal olarak mümkün değildir.Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilerek, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ...”nun temyiz isteğinin süre yönünden reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenle, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerce iadesine, HUMK’nun 440 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi