23. Hukuk Dairesi 2014/778 E. , 2014/2762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2012/147-2013/99
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken, 29.05.2010 tarihinde istifa ettiğini, 11.906,00 TL asıl, 1.244,75 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatifin 19.06.2011 tarihinde yapılan 2010 yılı olağan genel kurulda ödemelerin ayrılmaya ilişkin yıla ait bilançoyu takip eden en geç üç yıl içinde yapılmasına karar verildiğini, davacı tarafından henüz bu süre dolmadan icra takibi yapıldığından alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;19.06.2011 tarihinde yapılan 2010 yılı olağan genel kurul gündeminin 10. maddesinde ödemelerin üç yıl ertelenmesi kararının verildiği, kooperatifin üye sayısının 2009 yılında 156 iken 2010 yılında 81"e düştüğü, kooperatife ait borç ve birikmiş geçmiş yıl zararları da nazara alındığında alacağın ödenmesi halinde kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşmesinin söz konusu olabileceği, erteleme kararının yerinde olduğu ve bu karara göre alacağın 20.06.2014 tarihinde muaccel hale geleceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, davalı kooperatif üyeliğinden istifa eden davacının yaptığı ödentilerin iadesi için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 17/1. ve anasözleşmenin 15/1. maddeleri gereğince, ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun ertesi yıl
genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. Aynı Kanun"un 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle ödemelerin 3 yılı aşmamak üzere geciktirilmesine ilişkin bir kararın, anılan aynı genel kurulda alınması ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunun bilirkişi raporu ile yargılama sırasında saptanması halinde, erteleme kararındaki süre geçmeden önce başlatılan icra takibine dayalı olarak açılan bu dava, alacağın muaccel olmasından önce takip başlatıldığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Somut olayda, 2010 hesap yılına ilişkin 19.06.2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 10. maddesinde “kooperatifi acze düşürmeyecek ve inşaat imalat bedellerinin ödenmesinde sıkıntıya düşürülmeyecek şekilde ödeme planı çıkarılarak iadelerin yapılmasına, bu ödemelerin ise ayrılmaya ilişkin yıla ait bilanço yılını takip eden en geç 3 (üç) yıl içinde yapılmasına ” karar verilmiştir. Bu genel kurulda, ödeme yapılmamasına ve ödemenin ertelemesine değil, ödeme yapılmasına karar verilmiş olup, çıkma payının ödenmesi benimsenmiştir.
Bu durumda, mahkemece usulüne uygun erteleme kararı olmadığından uyuşmazlığın esası incelenip anılan 17/1. ve 15/1. maddeleri hükümleri uyarınca çıkma payı alacağının tespiti gerektiğinden, çıkma payı hesabına ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporu değerlendirilip, gerektiğinde ek rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.