8. Hukuk Dairesi 2010/2392 E. , 2010/5769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
...ile ...ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.12.2009 gün ve 264/443 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kadastro tespit çalışmaları sırasında yaklaşık 30 dönümlük tarlanın kısmen 161 ada 40 ve kısmen de 161 ada 39 nolu parsel olarak sırasıyla ...oğlu ...ve ...İbrahim oğlu ... adına tespit edildiğini, adı geçen kişilerin açıklanan parsellerle herhangi bir şekilde ilgilerinin olmadığını, öncesinde ...’a ait olduğunu ve onun tarafından tarla olarak kullanıldığını, daha sonra vekil edeni tarafından ...’dan satın alındığını, yaklaşık 60 yıldan buyana eklemeli zilyetlik ve malik sıfatı ile tasarruf ettiğini açıklayarak 161 ada 40 ve aynı ada 39 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri ...adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ...ve ...yargılama oturumunda açılan davayı kabul etmediklerini, taşınmazların babalarına ait olduğunu, davacıya satışından haberleri bulunmadığını bildirmişlerdir.
Diğer davalılara yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesinin tebliğ edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı mahkemenin kabulündedir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların her ne kadar davacı tarafından ...’dan satın alındığı iddiası ile tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş ise de yerinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanığının beyanına göre taşınmazların 1992 yılında davacıya satıldığını, kadastro tespitinin 2006 yılında kesinleştiğini, davacı yönünden kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, taşınmazların davalılar adına tesciline dayanak 1953 yılı olan tapu kaydının dava konusu taşınmazları içerisine aldığını, tapu kaydı karşısında davacının zilyetlik iddiasının ispat edilemediğini gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik 10.8.1992 tarihli harici satış senedi ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava konusu yapılan 161 ada 39 ve aynı ada 40 nolu parsellerin 2005 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 17.10.1953 tarih 101 ve aynı tarih 97 sıra nolu tapu kaydının geldi ve gittilerine dayalı olarak sırasıyla ...İbrahim oğlu ... ve ...oğlu ...adlarına tespit ve tescil edilmiştir. 161 ada 39 nolu parselin tapu kaydı 28.4.2006, aynı ada 40 sayılı parselin tapu kaydı ise, 10.7.2007 tarihinde hükmen oluşmuştur. Revizyon gören tapu kayıtlarının geldi ve gittileri üzerinde yapılan incelemede 10.08.1992 tarihinde harici satışı yapan ...’un ismine rastlanamamış ve kayıt malikleri ile bağı kurulamamıştır. Bu durum karşısında ... revizyon gören tapu kayıtlarının maliki bulunmadığından 10.08.1992 tarihli harici satış senedi nedeniyle alıcısı davacı ...yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinin somut olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır. TMK.nun 713/2. fıkrasında açıklanan hukuki sebepler bakımından da yöntemine uygun bir biçimde davacı tarafından açılmış herhangi bir dava ve istek de yoktur. Harici satışın satıcısı ...’un başkalarına ait tapu kayıtları kapsamında kalan bir yeri üçüncü kişilere haricen satması da hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve alıcısına herhangi bir hak bahşetmez. Kaldı ki tapulu taşınmazların satış ve devri resmi şekilde yapılmadıkça TMK.nun 706, Borçlar Kanunun 213, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26, Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince geçersiz sayılır.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında yerel mahkemenin davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.