1. Hukuk Dairesi 2016/16407 E. , 2017/3471 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Duruşma isteği değer yönünden reddedildi. Tetkik Hakimi ..."ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı 25.01.2010 tarihinde ölen mirasbırakanları ..."in maliki olduğu 4370 ve 4372 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2 payını 25.11.2005 tarihinde oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise, 1402 parsel sayılı taşınmazını ise 30.11.1973 tarihinde bağış suretiyle davalıya temlik ettiğini, bu devrin ise mal kaçırma ve saklı payı zedeleme amaçlı olduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazın saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mirasbırakanın yaşlı ve hasta olup bu hastalığın normalin üzerinde bir bakımı gerektirdiğini, kendisinin yıllarca mirasbırakana karşılık beklemeksizin baktıklarını, mirasbırakanın da daha iyi bakılmak amacı ile ve minnet duygusuyla 4370, 4372 taşınmazdaki paylarını sattığı, 1402 parsel sayılı taşınmazını ise bağışladığını, mirasbırakanın geride taşınmazlarının olduğunu, mirasbırakanın davacıların saklı paylarını zedeleme kastı taşımadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece, 4370 ve 4372 parsel sayılı taşınmazlar bakımından mirasbırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, 1402 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise tenkis isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ...’in paydaşı olduğu (2/4) 4370 ve 4372 parsel sayılı taşınmazlardaki payını 25.11.2005 tarihinde oğlu olan davalı ...’a satış suretiyle, 1402 parsel sayılı taşınmazını ise yine davalı ...’a bağış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakanın dava dışı 593, 2800 ve 2740 parsel sayılı taşınmazlardaki payını 16.08.2005 tarihinde davalı torunu ...’e satış suretiyle temlik ettiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/164 E. sayılı dosyasında, eldeki davacı ... tarafından, dava dışı 593, 2800 ve 2740 parsel parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakana ait payın muvazaalı olarak satıldığı iddiasıyla açılan davanın kabul ile sonuçlandığı ve kararın Dairece onanarak 21.12.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle; mirasbırakan ...’nın 4370 ve 4372 parsel sayılı taşınmazlardaki payını davalı oğlu İlyas’a temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle anılan parsel bakımından tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda mirasbırakan ....’nın saklı payı zedeleme kastıyla hareket ettiği belirlenmek ve davacının saklı paylarının ihlal edildiği saptanmak suretiyle 1402 parsel sayılı taşınmaz yönünden tenkise karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ne var ki, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/164 E. sayılı dosyasında mirasbırakanın torunu ...’e temlik ettiği 593, 2800 ve 2740 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, anılan taşınmazların terekeye döndüğü halde bu parsellerin hariç tutularak tenkis hesabı yapılması doğru değildir.
Hâl böyle olunca, 593, 2800 ve 2740 parsel taşınmazlar da hesaba dahil edilerek, denetime elverişli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı tarafın bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.