19. Hukuk Dairesi 2018/3277 E. , 2019/428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1571 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin dayanağı 31.04.1992 tanzim 15.02.2010 vade tarihli 98.500.-TL bedelli bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, bonodaki vade tarihinin sonradan doldurulduğunu, bononun zamanaşımına uğradığını, bonodaki bedelin 0,0985 TL olduğunu belirterek söz konusu bonunun iptali, davacının davalıya ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1571 esas sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği 0,0985 TL üzerinden bono düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının senedin sonradan doldurulduğu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe dayanak 98.500.-TL bedelli, borçlusu ..., lehtar ... olan 31/04/1992 tanzim ve 15/02/2010 vade tarihli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptaline ilişkin olduğu, davacı tarafça senedin zamanaşımına uğradığı, bono üzerindeki miktarın düzenlenme tarihine göre değerlendirilerek alacağın 98,50 TL olduğu, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı iddia edilmiş ise de T.T.K. hükümleri uyarınca açık senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin geçerli olduğu ve mevcut hali ile takibe konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı, senedin ödendiğinin ispat edilemediği ve davacı tarafça ileri sürülen hususların yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takibe yönelik menfi tespit davasıdır. Takip 06/06/2012 tarihinde bonoya dayalı olarak 98.500,00.-TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden yapılmıştır. Takip dayanağı bononun tanzim tarihi 31/04/1992 ve vade tarihi 15/02/2010’dur. Davacının bu bonoya yönelik olarak keşideci sıfatıyla atılan imzanın eli ürünü olmadığı ve bononun zamanaşımına uğradığı yönündeki iddialarının mahkemece kabule şayan görülmemesi doğru ise de mahkemenin sair hususları incelemeden davayı reddetmesi doğru görülmemiştir. Takip dayanağı bononun tanzim tarihinde bono bedeli 98.500.-TL olup, 01/01/2005 tarihinde TL’den 6 sıfır atılarak YTL’ye geçilmiş, bu uygulama 01/01/2009 tarihinde kaldırılarak YTL’ye eşdeğer TL para birimi olarak kabul edilmiştir. Takip YTL’ye eşdeğer TL döneminde yapıldığına göre bono üzerindeki meblağın Eski TL dönemindeki meblağ olduğu dikkate alınarak, bundan 6 sıfır atılarak bono bedelinin takip tarihinde geçerli para birimine göre 0,0985 TL (YTL’ye eşdeğer TL) olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece bono bedelinin bu kadar olduğu kabul edilip, bononun vadesinden takip tarihine kadar işlemiş faizin de bu meblağ üzerinden hesaplattırılıp davacının gerçek borcu bulunduktan sonra takip talebinde talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizden gerçek borç çıkarılarak, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazla ve haksız olarak istenen kısım kadar menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.