21. Hukuk Dairesi 2014/19587 E. , 2015/14450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 03/01/2000-01/03/2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacı murisinin davalıya ait... plakalı ticari takside 03.01.2000 – 01.03.2009 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı murisi adına davalı tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum"a bildirilen çalışma bulunmadığı, dönem bordrolarının dosya arasına alınmadığı, davalı adına .. plakalı araç işletmesinin 06.01.2011 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalının 01.01.1996 tarihinden itibaren “ taksi ile yolcu taşımacılığı ”ndan dolayı vergi kaydının bulunduğu, komşu işyeri tanıklarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. maddesi ile halen 5510 sayılı Yasa"nın 86. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise açıklanan şekilde bir incelemenin yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davalı adına kayıtlı taksi işletmesi işyeri bulunup bulunmadığı davalı Kurum"dan sorularak varsa bu işyeri/işyerlerinin dönem bordrolarını dosya arasına almak, dönem bordroları bulunuyor ise bordrolardaki kayıtlı çalışanlar arasından re"sen seçilecek kişileri dinlemek, daha sonra davacıdan eşinin hangi taksi durağında çalıştığı sorularak; zabıta marifeti ile söz konusu taksi duraklarında talep edilen dönemde çalışan kişilerinin tespit etmek ve bu kişileri dinlemek, daha sonra; yine zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum"dan sorularak, bildirilen taksi duraklarına komşu işyeri sahipleri ile bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları tespit ederek dinlemek, davacıdan ve dinlenilen tanıklardan davacı murisinin çalıştığı iddia edilen ticari taksi ile sürekli yakıt aldığı bir petrol istasyonu bulunup bulunmadığı sorularak, bulunuyor ise buradan .. plaka sayılı araca talep edilen dönemde alınan yakıt tutarlarının kim tarafından ödendiğinin bildirilmesini istemek, komşu işyerlerinde ve murisin çalıştığı duraklarda çalıştıklarını beyan eden davacı ve davalı tanıklarının gerçekten beyanlarındaki işyerlerinde çalışıp çalışmadıklarını zabıta marifeti ile tespit etmek ve böylece toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.