21. Hukuk Dairesi 2015/10681 E. , 2015/14478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanmasına, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma sonucunda varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa"nın 56. maddesinin son fıkrasında “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir. Madde gerekçesinde “eşinden boşanmak suretiyle babasından maaş bağlanan, ancak boşandığı eşleriyle fiilen beraber yaşayanların gelir ve aylıklarının kesilmesi ile ilgili hususların, uygulamada hakkın kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla yeniden düzenlendiği” vurgulanmıştır.
5510 sayılı Yasa"nın 56.maddesinin 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocuklara bağlanmış olan gelir ve aylıkları 1.10.2008 tarihinden itibaren kesilebilir ve bu tarihten önce ödenen tutarlar da 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınamaz.
5510 sayılı Yasa’nın 34. maddesinde öngörülen ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan boşanma isteği ve çabası ile boşanma kararı elde edilip buna bağlı olarak ölüm aylığı alınması, açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır. Hakkın kötüye kullanılması hukuk devletinin koruması altında değerlendirilemez.
5510 sayılı Yasa"nın 56.maddesine göre gelir ve aylıkların kesilerek ödenen tutarların 96 ncı madde hükümlerine göre geri istenebilmesi için, davacının ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan bir biçimde boşanarak eşiyle fiilen birlikte yaşadığının sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının babasının 13.08.1994 tarihinde öldüğü, 21.03.1986 tarihinde evlenen davacının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi" nin 28.06.2004 tarihinde kesinleşen 28.04.2004 tarih ve 2004/230-1136 E.K. sayılı kararı ile anlaşmalı boşanma hükümlerine göre boşandığı, davacıya davacıya 09.07.2004 tarihli talebine istinaden ölüm aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşi ile 01.12.2010 tarihinde tekrar evlendiği, 15.02.2012 tarihli . Kontrol Memurluğu Raporu" doğrultusunda davacının boşandığı eşiyle birlikte fiilen yaşadığının belirlenmesi üzerine aylığının 23.10.2008 tarihi itibariyle kesildiği, 23/10/2008- 22/05/2011 süresi 11.426,28 TL evlenme yardımı da dahil olmak üzere yersiz ödenen toplam 28.475,74 TL" nin borç çıkartıldığı, davacı ve eşinin yaşadığı belirtilen... adresindeki konutun yeraldığı apartmanın yönetici ve bekçisi ile komşuların.... Kontrol Memuruna davacı ve eşinin boşandıkları sürede dahil olmak üzere 3-4 yıldır birlikte yaşadıklarını söyledikleri, dinlenen mahalle muhtar ve azalarının davacı ve eşini tanımadıklarını beyan ettikleri ve böylece davacının ölüm aylığını alabilmek için “evli olmamak” koşulunu aşmak amacı ile iyi niyete dayanmayan ve dürüst olmayan bir biçimde boşanarak eşiyle fiilen birlikte yaşadığının hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının boşanma tarihinden sonra özellikle 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonraki dönemde boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için davacının ve boşandığı eşinin varsa çalışmaları nedeniyle resmi kurumlara ve işverenlere verdikleri adreslerin, bağlı bulundukları nüfus idaresindeki kayıtlı adreslerinin veya yapılmış ise adres nakillerine dair bilgileri ile müşterek çocuklarının okul kayıtlarının ve varsa nakil ile ilgili belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan sorulması, yukarıda belirtilen adresteki konutun su, elektrik ve doğalgaz aboneliğinin kim adına kayıtlı olduğunun sorulması, oturulduğu belirlenilen adres veya adrese komşu binaların kapıcı, yönetici ve oturanları arasında zabıtaca konu hakkında bilgisi olabileceklerin belirlenerek ve özellikle .. Kontrol Memuruna beyanda bulunan kişilerin beyanlarına başvurulmak suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra 5510 sayılı Yasa"nın 96.maddesine göre davacının iade ile yükümlü olduğu tutar ve faizi saptanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.