Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/5059
Karar No: 2018/11854
Karar Tarihi: 21.11.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/5059 Esas 2018/11854 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/5059 E.  ,  2018/11854 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalı şirket aleyhine kayıp-kaçak bedellerinin istirdatı istemiyle açmış olduğu davanın 07.03.2013 gün ve 2011/185 Esas 2013/72 Karar sayılı ilam ile reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onararak kesinleştiğini, akabinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kayıp-kaçak bedelleri hakkında verilen 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı ilam ile lehine bir hak doğduğunu, bu nedenle kesinleşen davanın yargılamasının iadesi ile istirdat isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Anılan karar Dairemizin 2015/2914 E. 2015/5557 K. sayılı ve 02.04.2015 tarihli kararı ile “Yargılamanın iadesi isteği, HMUK’nun 374 ve devamı maddelerinde açıkça vurgulandığı üzere hukuki niteliği itibariyle bağımsız bir dava olarak açılıp incelenir. Yargılamanın iadesi davasının; mutlaka, duruşma yapılarak incelenmesi gerekmektedir. Mahkemenin, dosya üzerinde inceleme yaparak, yargılamanın iadesi talebini karara bağlaması (yargılamanın iadesi sebeplerinden birinin mevcut olmaması halinde bile) caiz değildir. Tarafların usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilip dinlendikten sonra yargılamanın iadesi davasının mesmu (dinlenmeye değer) olup olmadığını kendiliğinden araştırması gerekir. (Prof, Dr. Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku, 23. Baskı, sayfa 700 vd.) Bu aşamada, genel dava koşullarından ayrı olarak yargılamanın iadesi davasının süresinde açılıp açılmadığının, teminat gösterilip gösterilmediğinin ve yasada sayılan yargılama iadesi sebeplerine dayanılıp dayanılmadığının incelenmesi gerekir. Bu koşullardan birisinin mevcut olmadığı sonucuna varılması halinde istem ret edilir. Mahkemece, birinci aşamada, yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olduğu sonucuna varılırsa; ikinci aşamada esasa girilerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin doğru olup olmadığı araştırılır. Dava dilekçesinde ileri sürülen sebebin gerçek olduğu kanısına varılması halinde ise; istem kabul edilerek, asıl dava hakkında yeni bir karar verilir. Yargılamanın iadesi istemi üzerine hakim, 23.5.1956 gün ve 8/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, HMK’nın 27. (HUMK 73.) maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde taraflara iddia ve savunmalarını bildirmeleri ve belirlenen günde oturuma gelmeleri için davetiye gönderip, duruşma yapmadan, yargılamanın iadesi isteği hakkında hüküm kuramaz. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklandığı şekilde usulî işlemlerin yerine getirilmesinden sonra, yargılamanın iadesi talebinin mesmu (dinlenmeye değer) olup olmadığının araştırılıp, sonucu dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken; daha evvel verilip kesinleşen dosya üzerinde, tarafları duruşmaya davet etmeden ek karar ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen kararında; davanın kabulüne, 07/03/2013 karar tarihli ve 24/12/2013 kesinleşme tarihli 2011/185 Esas 2013/72 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Anılan karar Dairemizin 2016/9984 Esas ve 2018/1733 Karar sayılı ve 27.02.2018 tarihli kararı ile “Eldeki davada; davacı, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelleri hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı ilam ile lehine bir hak doğduğunu ileri sürmüştür. Ancak, yargılamanın iadesi istenilen davada; yukarıda da açıklandığı üzere, bir başka mahkeme hükmü esas alınarak karar tesis edilmemiştir. Diğer bir anlatımla, HMK"nun 375/1-ğ maddesinde ifadesini bulan yargılamanın iadesi sebebi oluşmamıştır. Buna göre, mahkemece; şartları oluşmayan yargılamanın iadesi isteminin dinlenemeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 22.05.2018 tarihli son kararında; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere; bozma kararına mahkemece uyulmuş olması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getirir. Bu hakkı ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi halele uğratabilir. Müktesep hakkın tanınması kamu düzeni düşüncesiyle kabul edilmiştir.
    Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir.
    Somut olayımıza gelince mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, davacının yargılamanın yenilenme talebinin HMK"nın 375/1-ğ maddesinde yeralan yargılamanın iadesi sebebini oluşturmadığı, bu nedenle de reddinin gerektiği açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen mahkemece dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren, geçmişe etkili
    yasa değişikliği gerekçe gösterilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı dava açmasında haksız sayılamayacağı gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle uyulan bozma ilamı gereği yerine getirilmeden, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiş, bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK" un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"un 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi