Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4567
Karar No: 2018/11896
Karar Tarihi: 21.11.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/4567 Esas 2018/11896 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/4567 E.  ,  2018/11896 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı (karşı davacı) tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı (karşı davalı), ... ili merkez mahallesi ... cad. 167 ada 11 nolu parselde bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazda 1981 yılından bu yana kiracı olduğunu, kira bedelinin yıllık peşin olarak ödendiğini, 2014 yılı için ödenen kira bedelinin 17.600.-TL olduğunu belirterek 01.08.2015 yılına ait kira bedelinin mahkeme tarafından emsallere göre tespitini istemiştir.
    Davalı ( karşı davacı) kiraya veren tarafından 25.05.2015 tarihinde açılan karşı davada ise; davalı, davacının 10 yılı aşkın süredir dava konusu taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, 6098 sayılı TBK"nun 347. maddesi uyarınca yeni kira dönemi için sözleşmenin yenilenmeyeceğinin sözleşme bitiminde gayrimenkulü tahliye etmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, ancak davacının taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek, asıl davanın reddine, karşılık davanın kabulü ile davacının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini dilemiştir.
    Mahkemece, 22.10.2015 tarihinde davacının ( karşı davalı) kira bedelinin tespitine ilişkin davası işlemden kaldırılmış olması sebebiyle bu talep yönünden dosyanın tefriki ile yeni esasa kaydına; davalının (karşı davacı) davası yönünden ise yargılamaya devam edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    1-) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 347. maddesi hükmü gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
    6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu"nun Geçici 2. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce Türk Borçlar Kanunu"nun 347. maddesinin son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden on yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl, on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonra uygulanacağı belirlenmiştir.
    Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.
    Somut olayda; davacı, taşınmazda 1981 yılından beri kiracı olduğunu bildirmiş, mahkemece verilen hükmün gerekçesinde ise taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıcı 01.08.2002 tarihi olarak belirlenmiş, davalı kiraya veren tarafından dosyaya sunulan tahliye taahhüdüne göre de davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı (karşı davacı) tarafından dosyaya sunulan ve mahkeme tarafından da hükme esas alınan 21.06.2002 tarihli kira sözleşmesi başlıklı belge; "01.08.2002- 01.08.2003" dönemine ilişkin kira bedelinin ödendiğini, gelecek yıl kira bedelinin emsal dükkanlardaki kira bedelleri dikkate alınarak belirleneceği hususlarını içermekte olup, sözü geçen belge kira sözleşmesi niteliğinde olmadığından bu itibarla kira sözleşmesinin 01.08.2002 tarihinden itibaren yenilendiği kabul edilemez. Öte yandan, kira sözleşmesi devam ederken, dava konusu taşınmazın 01.08.2012 tarihinde tahliye edileceğine ilişkin düzenlenen tahliye taahhüdü ve belirlenen süre, TBK "nun 347. maddesine göre açılan tahliye davasına ilişkin, kira sözleşmesinin başlangıcı ve 10 yıllık sürenin belirlenmesinde etkili olmayacağı da kuşkusuzdur. O halde Mahkemece yapılacak iş; kira sözleşmesinin şekil şartına bağlı olmadığı, yazılı olabileceği gibi sözlü de olabileceği gözetilerek, davalı ( karşı davacı) ya delillerini sunması açısından imkan sunulup TBK"nun 347. maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı açısından değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
    2-) Davalı(karşı davacı)nın yargılama giderine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
    Yargı Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunu"nda düzenlenmiştir. Buna göre, yargı işlemlerinden (1) sayılı Tarife"de yazılı olanlar harca tabidir. Hüküm tarihinde geçerli bulunan (1) sayılı Tarife uyarınca; karar ve ilam harcı, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden "Binde 68,31" nispetinde alınır. Harç kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de resen gözetilir.
    Davanın reddine karar verilmesi halinde ise;" nispi karar ve ilam harcına tabi bir dava olsa dahi sadece maktu harç ödenir. ( 1 sayılı tarife , A, III,2,a)" yasal düzenlemesi mevcut olup bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde davalı ( karşı davacı) dan fazla miktarda harç tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı (karşı davacı) yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi