Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/948
Karar No: 2021/7859
Karar Tarihi: 08.04.2021

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/948 Esas 2021/7859 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2021/948 E.  ,  2021/7859 K.

    "İçtihat Metni"

    BÖLGE ADLİYE
    MAHKEMESİ : ... 26. Hukuk Dairesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08/04/2021 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına asaleten ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı ..."nun sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili; personel müdürü olan davacının 01.03.1999 tarihinden 30.10.2005 tarihine kadar ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde, 01.11.2005 tarihinden 14.05.2013 tarihine kadar ise aynı şirket topluluğu içindeki davalı şirket bünyesinde çalıştığını, son aylık ücretinin brüt 15.250,00 TL olduğunu, davalı işverenin, ilaç/ecza deposu ve dağıtımı konusunda hizmet verdiğini, ecza depolarının, eczanelerin açık olduğu her gün ve saatlerde çalıştığını, davalı işyerlerinde de eczanelerin açık olduğu çalışma saatleri olan kış saati uygulamasında hafta içi 09.00-19.00 saatleri arasında, yaz saati uygulamasında ise 09.00-19.30 saatleri arasında, ayrıca Cumartesi günlerinde 09.00-15.30 saatleri arasında her ecza deposunda olduğu gibi tam kadro çalışıldığını, davalı işyerinde Cumartesi günleri ayrıca l5.30 ile 19.00 arası, Pazar günleri 09.00-17.00 saatleri arasında kısmen çalışıldığını, davacının hafta içi tam ve Cumartesi günleri 15.30-19.00 saatleri arasında çalıştığını, davalı işverenin fazla çalışma yapılmasına rağmen ücretini ödemediği hususunun Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 03.04.2012 tarihinde yapılan teftiş ile tespit edildiğini ve davalı işverene 07.12.2012 tarihinde idari para cezası düzenlendiğini, davacının çalıştığı süre boyunca toplam 136 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu, davacının yıllık ücretli izin haklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıl öncesinin zamanaşımına uğradığını, davacının, çalışma sürelerini kendisinin belirlediğini, konumunda görevini ifa ettiğini, davacının çalıştığı bölgede emir ve talimat alacağı herhangi bir üst amir ya da yöneticisi bulunmadığını, davacının görevinin kendi gözetim ve idaresindeki çalışanları denetlemek olduğunu, istediğinde günün her saatinde işten çıkabildiğini, davacının, davalı şirketi diğer gerçek/tüzel kişiler karşısında temsil etme, personel alımı ve işten çıkarılması, personele ödenecek ücretlerin belirlenmesi gibi yetkilerle işletmenin bölümünü tek başına ve tam yetkili sevk ve idare ettiğini, davacının maaşlarını tahsil ederken hiçbir itirazı kayıt koymadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu:
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
    Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
    Gerekçe:
    1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
    2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
    İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
    Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait işyerinde en son brüt 15.237,00 TL ücret ile personel müdürü olarak çalışan davacının haftanın iki günü 9.00-19.00 saatleri arasında bir saat ara ile ve haftanın üç günü 09.00-21.00 saatleri arasında birbuçuk saat ara ile Cumartesi günü ise 09.00-15.00 saatleri arasında yarım saat ara ile 13.09.2008-14.05.2013 tarih aralığında olmak üzere haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış; tanık beyanlarına dayalı hesaplama yapılmış olması sebebi ile İlk Derece Mahkemesince yapılan indirim sonrası net 92.303,47 TL fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
    Ne var ki; varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir.
    Öncelikle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftanın üç günü saat 21.00’e kadar çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; dava dilekçesinde saat 19.30 u aşan bir çalışmadan bahsedilmemiştir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
    Şu durumda, talep edilmediği halde haftanın üç günü saat 19.30 dan sonra çalışmanın devam ettiğinin kabulüne göre fazla çalışma hesaplanması hatalıdır.
    Öte yandan; bizzat davacı tarafça dava dilekçesine eklenen 03.04.2012 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Raporunda idari bölümde çalışanların haftanın 5 günü 09.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı ve buna göre fazla çalışma yapmadıkları; satış temsicileri, motor kurye işçileri, depo bölümü işçileri, plasiyerler ve satın alma elemanlarının haftanın 6 günü çalıştığı belirtilmiştir.
    Dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku yoktur.
    Davacı tanıklarının işverenle aralarında husumet bulunduğu bir başka deyişle işverene karşı açmış oldukları davaları bulunduğu görülmektedir. Bu davacı tanıkları çalışmanın haftanın 6 günü olduğunu belirtmiş iseler de; davacının kendisinin sunduğu İş Teftiş Raporu ve davalı tanıklarının beyanları Cumartesi günü idari kadro personelinin çalışmadığı yönündedir.
    Davacı tanıklarının husumetli olmaları, davacının dahi talebini aşan şekilde beyanda bulunmaları, davacının sunduğu İş Teftiş Raporunda idari personelin haftanın 5 günü çalıştığının ve fazla çalışma yapmadığının kabul edilmesi, davacının yaptığı iş, aldığı ücret ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının haftanın 5 günü 9.00-19.00 saatleri arasında bir saat ara dinlenme ile çalıştığı ve haftalık 45 saati aşan çalışması olduğunu yöntemince ispatlayamadığı kanısına varıldığından fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yanıgılı değerlendirme yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi