1. Hukuk Dairesi 2015/5224 E. , 2017/3759 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı ... ile ortak mirasbırakanları ...’dan intikal eden dava konusu 129 parsel sayılı taşınmazın 376/480 payına karşılık gelen kısmına, davalı ... ile ondan taşınmazı kiralayan diğer davalı ... tarafından ekip biçmek suretiyle müdahale edildiğini, mirasbırakanın taşınmazdaki payının tamamını davalı ...’ye vasiyet ettiği 13.05.2002 tarihli vasiyetnamenin, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/559 Esas, 2010/687 Karar sayılı 30.09.2010 tarihli kesinleşen kararı ile iptaline karar verildiğini ileri sürerek 16.05.2012 tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için toplam 36.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle tahsilini istemişler, ıslah ile taleplerini 43.123,11 TL’ye çıkartmışlardır.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., usule uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ..."nin, vasiyetnamenin iptaline ilişkin kararın kesinleştiği tarihten önce malik sıfatıyla iyiniyetle taşınmazda tasarrufta bulunduğu, ayrıca intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 18.09.2004 tarihinde vefat eden, davacılar ile davalı ..."nin mirasbırakanı ...u"nun, dava konusu 129 parsel sayılı taşınmazda bulunan 376/480 payını, ... 2. Noterliğince düzenlenen 13.05.2002 tarihli 4863 yevmiye numaralı vasiyetname ile davalı ..."ye bıraktığı, 23.11.2004 tarihinde açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/559 Esas, 2010/687 Karar sayılı vasiyetnamenin iptali davasında yapılan yargılama neticesinde, vasiyet eden mirasbırakanın işlem tarihinde tasarruf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle 30.09.2010 tarihinde söz konusu vasiyetnamenin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 14.02.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 100.000 m² yüzölçümlü, tarla niteliğindeki taşınmazın 376/480 payında (paya karşılık 7.343,75 m²) mirasbırakan ..."nun mirasçıları davacılar, davalı ... ile dava dışı ... ve ... 16.05.2012 tarihli intikal işlemi ile elbirliği halinde malik iken davacı ... dışındaki davacıların iştirak paylarını 01.06.2012 davacı ..."e satış suretiyle temlik ettikleri, davalı ..."nin de payını dava dışı paydaş ..."a devrettiği, dinlenen tanık beyanlarından taşınmazın 376/480 payına karşılık gelen kısmının tamamının davalıların kullanımında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, vasiyetnamenin iptaline ilişkin davalar sonucu verilen hükümler kurucu değil açıklayıcı niteliktedir.
Somut olayda, kesinleşen mahkeme kararı ile iptaline karar verilen vasiyet alacaklısı davalı ... aynı zamanda mirasbırakan ..."nun mirasçısı olup, hukuki işlem yok hükmünde olduğundan davalının tasarrufunda iyiniyetli olduğu söylenemez.
Öte yandan, davacılar ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/521, 2009/500 Esas sayılı dava dosyaları ile intifadan men olgusunun gerçekleştiğini ileri sürmelerine rağmen, davacıların bu delilleri toplanmadan intifadan men koşulunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Hal böyle olunca, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/521, 2009/500 Esas sayılı dava dosyalarının dosya içine getirilmesi, intifadan men şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.