1. Hukuk Dairesi 2015/197 E. , 2017/3761 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ..., ekonomik sıkıntı yaşaması ve kredi temin edememesi sebebiyle babası ...’un kayden maliki olduğu dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazı davalı ..."in yönlendirmesi ile emlakçı olan diğer davalı ..."la yaptıkları anlaşma neticesinde öteki davalı ..."e tapuda satış göstermek suretiyle devrettiğini, anlaşma gereğince davalı tarafından alınacak krediden kendisine 40.000,00 TL verilmesi gerekirken 30.000,00 TL verildiğini, kredi borcunun ilk taksidine karşılık 15.000,00 TL ödediğini, taşınmazın iadesini istediğinde davalı ... tarafından, fahiş miktarda bedelin ödenmesi gerektiğinin aksi taktirde taşınmazın geri devredilmeyeceğinin belirtildiğini, daha sonra taşınmazın diğer davalılar ... ve ....’e muvazaalı olarak devredildiğini öğrendiğini, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., ... ve ..., iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, usule uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafından inançlı işleme konu borcun ödenmediği, tefecilik yapmak suçundan davalılar hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, hile ve muvazaa iddialarının da kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davayı takip eden ....TCK nolu davacı ..."un (... oğlu), ...TCK nolu babası ..."un (... oğlu) dava dilekçesi ekinde yer alan vekaletnameyi vererek vekil kıldığı Av. ... aracılığıyla eldeki davayı açtığı, dava dilekçesi içeriğinden davacının, babası ..."a ait dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazı onun vekili sıfatıyla davalı ..."e satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temlik inançlı işlem niteliğinde olmasına rağmen taşınmazın iade edilmediğini iddia ederek babası ... ait taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep ettiği, taşınmaz 03.03.1967 tarihinde tapulama ile davacının babası ... (... oğlu) adına tescilli iken 08.10.2007 tarihinde davalı ..."e satış suretiyle temlik edildiği, davacı ..."ın, babası .... vekaleten, 08.10.2007 tarihli satış işlemini gerçekleştirdiği, yine vekaleten dosya içerisine sunulan protokolü imzaladığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. O hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu ise tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Başka bir anlatımla, davada taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilşkidir. Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir.
Bu durumda, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir.
Hâl böyle olunca, eldeki tapu iptali ve tescil isteminde dava hakkı, mutlak olarak mülkiyet hakkı sahibine ait olduğuna göre, dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazın davacı ..."un babası ..."a ait olduğu gözetilerek davanın taraf sıfatı (aktif husumet ehliyeti) yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerindedir. Kabulü ile, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.