1. Hukuk Dairesi 2015/322 E. , 2017/3794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen istirdat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı mirasbırakanı... adına tespiti yapılan 42 ve 107 parsel sayılı taşınmazların daha sonra ikinci bir tapulama tutanağı düzenlemek sureti ile davalı Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, mirasbırakanın açtığı 1998/183 Esas sayılı dava sonunda her iki taşınmazın da Hazine adına olan tapusunun iptaline karar verildiğini, bu nedenle tahakkuk ettirilen 14.547,97-TL ecrimisil yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, 14.7.2014 tarihinde, icra tehdidi altında ödediğini ileri sürdüğü 38.146,33-TL nin İİK nun 72. maddesi kapsamında yasal faizi ile birlikte istirdatını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı Dairece, "Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 107 ve 402 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiği, bilahare içlerinde davacının da yer aldığı ... mirasçıları tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptal ve tescil talepli dava sonucunda; ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 28.07.1998 tarihli ve 1998/183E., 2004/401K. sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazların Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptal edilerek ... miraçıları adına tesciline karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı hükmen edindikleri taşınmaz için kendilerinden haksız olarak ecrimisil istendiğini bildirip borçlu olmadığının tespitini istediğine göre davaya Adli Yargıda bakılacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. ..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazlarda mülkiyet sahibi olmayan Hazinenin ecrimisil tahakkuk etmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile 37.775,03 TL bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK"nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Hemen belirtilmelidir ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 705. maddesinde düzenlendiği üzere, taşınmazın mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra ve kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.
Somut olaya gelince davacı, kadastro tespiti ile hazine adına tescil edilen taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 28.07.1998 tarihli ve 1998/183E., 2004/401K. sayılı ilamı ile mirasbırakanı adına tescil edildiğini, bu nedenle ecrimisil talep edilen dönemde haksız bir kullanım bulunmadığı dolayısıyla Hazinenin ecrimisil talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Hal böyle olunca; davacının dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 28.07.1998 tarihli ve 1998/183 Esas, 2004/40 Karar Sayılı dosyasının istenmesi, verilen kararın açıklayıcı ya da yenilik doğrucu nitelikte olup olmadığının TMK’nun 705. maddesindeki düzenleme dikkate alınarak açıkça saptanması ve davacının ecrimisile konu edilen dönemde mülkiyeti kazanıp kazanmadığının belirlenmesi ile oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsiz olmuştur.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.