Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/561
Karar No: 2017/6364
Karar Tarihi: 07.07.2017

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/561 Esas 2017/6364 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/561 E.  ,  2017/6364 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... ile ... ve davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Asıl (1999/390 E.) ve birleşen 1999/391 ve 476 Esas sayılı dava dosyalarında davacı ... vekili, birbirine bitişik mevkii ve sınırları gösterilen taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu. ... ve ..."in ev bahçe yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürerek haksız elatmalarının önlenmesine, binaların yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar ... ve ... vekilleri, elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesini savunduktan sonra, harcını yatırmak suretiyle açtığı karşı davada, miras ve eklemeli 20 yılı aşan kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayanarak dava konusu taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, davalı-karşı davacılar ... ve ..."in karşı davalarının kısmen kabulü ile 142 ada 3 sayılı parselin 1055/1059 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile 15.1.2004 tarihli krokide (N), (F), (G) harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazlarla birlikte adlarına tesciline, kalan taşınmaz bölümü hakkındaki davalarının reddine, davacı-karşı davalı ...nin davasının kısmen kabulü ile ormanlık alan içinde kaldığı gerekçesi ile aynı krokide "... evi ve ahırı", "... ... evi" ve (J) harfi ile gösterilen alana davalı-karşı davacıların elatmalarının önlenmesine, üzerindeki yapıların yıkılmasına. 142 ada 3 parselde kalan "... evi" ne ilişkin elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm. ... ve Belediye vekilleri ile ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.06.2005 tarih ve 2005/2549 – 4650 sayılı kararı ile hükmün kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir
    Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “ Yerel bilirkişi ve tanıklar, karşı davacılar ve miras bırakan babaları ... ... kendilerini bildiğinden beri devam eden eklemeli zilyetliğini açıklamışlar, uzman ziraat ve inşaat bilirkişileri raporlarında taşınmazlar üzerinde 40-50 yıllık binaların bulunduğunu. 10 ila 60 yaşlarında muhtelif meyve ağaçlarının bulunduğunu, önceleri hububat ekilerek tasarruf edildiğini, tarım arazisi niteliğinde olduğunu belirtmişlerdir.İlk iki keşifte dinlenen harita ve ... bilirkişilerinin raporlarında, ilk kez yapılan ... kadastrosu ile sonradan yapılan aplikasyon çalışmasının sınırları arasında aykırılığın bulunduğunu belirtmeleri üzerine mahkemece taşınmaz başında 18.11.2003 tarihinde üçüncü keşif yapılmıştır. Üç ... bilirkişiden oluşan kurulun düzenlediği 15.1.2004 tarihli
    rapor ile aynı tarihli teknik fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapor ve ekindeki krokide; 1942 tarihinde kesinleşen ... kadastro sınırlarının zeminde tespit edildiğini, 1976 yılında yapılan aplikasyon çalışmasının zemin, aplikasyon açısı ve mesafeler zabıtnamesine göre hatalı olduğunu, ... içi alanın tespitinin 1942 tarihli ... kadastro sınırlamasına ğöre yapılması gerektiğini, buna göre de dava konusu 142 ada 3 parselin ve (D), (E), (N), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen yerlerin ... sınırlama hattının dışında kaldığını (H), (I), (J), (K), (L) ve (M) harfleri ile gösterilen yerlerin ... sayılan alanda olduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece, bilimsel gerekçelere ve zemindeki maddi bulgulara dayanan, birbirini doğrulayan bu rapor esas alınarak krokide (N), (F) ve (U) harfleri ile gösterilen yerler hakkındaki tescil davasının kabulüne, ... alanı içindeki yerlere ilişkin tescil isteğinin reddine, aynı yerler hakkındaki ...nin elatmanın önlenmesine ve yıkım davasının kabulüne karar verilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ile teknik ve uzman bilirkişilerin raporlarına göre karşı davacılar ... ve ... vekilleri ile ... ve Belediye vekillerinin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün l/A , l/B bendinin ilk cümlesi ve 2/A bendinde belirtilen bölümlerinin onanmasına,
    Hükmün 1. bendi ile l/B bendinin ikinci cümlesi ve 2/B bendine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; az yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu taşınmazlar 1971"de başlayıp 1972 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda tespit dışı bırakılmıştır. 142 ada 3 parsel 16.2.1990 tarihinde yapılan imar uygulamasında arsa niteliği ile 1059 m2 yüzölçümü ile idari yoldan ... adına tapuya tescil edilmiştir.
    Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tespit işlemi değil ise de görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Tespit dışı bırakılan taşınmazların her ne kadar kadastroca geometrik durumu belirlenmekte ise de, haklarında kadastro tutanağı düzenlenmemekte, sadece paftasında gösterilmekle yetinilmektedir. Yargıtay"ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir yerin tapuya tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten tapuya tescil edildiği tarihe kadaı 20 yıldan fazla süre Kanunda belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre; tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 1971-1972 tarihinden tapuya bağlandığı 16.2.1990 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmamıştır. Açıklamalara göre kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Açıklanan nedenle 142 ada 3 parsel hakkındaki tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hükmün 1.bendinde karşı davacıların açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, 2/B bendinde ise aynı yer için ...nin açtığı elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
    Hükmün l/B bendinin ikinci cümlesinde verilen ve parselin güneyinde kalan tapusuz taşınmazlar (D ve E) hakkındaki karşı davacıların tescil davasının reddine gelince. Karşı davacılar imar - ihyadan bahsetmeden miras ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak adlarına tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar ihya açıklamasında bulunmamış kendilerinin bildikleri tarihten itibaren, önce karşı davacıların babaları ... ... tarafından tasarruf edildiğini. 1950*li yıllarda ev yaparak evlendirdiği çocuklarını yerleştirdiğini, o tarihten itibaren davacıların ev ve eklentileri ile bahçe olarak kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu açıklamalar karşısında 15.1.2004 tarihli krokide (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmazlarda karşı davacıların kazanma koşullarının gerçekleştiğinin kabulü ile tesciline karar verilmesi gerekirken değişik düşünce ve gerekçelerle reddine karar verilmesi, toplanan delillere ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
    Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalı-karşı davacılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün l/B bendinin ikinci cümlesinin, davacı- karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1 ve 2/B bendinin bozulmasına” karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, karşı davacıların açmış oldukları davaların kısmen kabul kısmen reddi ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 142 ada 3 sayılı parsele karşı davalı karşı davacılar tarafından açılan davanın reddine,
    a) Kadastro Teknisyeni ... tarafından hazırlanan 15/01/2004 tarihli bilirkişi raporu ve eki kroki gereği (N) harfi ile gösterilen 117 m2 ölçüsündeki alan, (F) harfi ile gösterilen 160 m2 ölçüsünde alan ile (G) harfi ile gösterilen 131 m2 ölçüsünde alan hakkında mahkememizin 1999/390 E. - 2004/421 K. sayılı ilamının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21/06/2005 tarih 2005/2549 E. - 4650 K. sayılı ilamı ile onandığı ve karar düzeltme talebinin red edilmesi nedeniyle kesinleştiğinden tekrar bu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
    b) Kadastro Teknisyeni ... tarafından hazırlanan 15/01/2004 tarihli bilirkişi raporu ve eki kroki gereği (D) harfi ile gösterilen 63 m2 ölçüsündeki alanın ... adına yine E harfi ile gösterilen 71 m2 ölçüsünde alanın ise ... adına müşterek parselin son numaraları verilmek kaydıyla adlarına tesciline,
    2- Davacı ...nin men"i müdahale ve kal davasının kabulü ile,
    a) Kadastro Teknisyeni ... tarafından hazırlanan 15/01/2004 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide ormanlık alanda kalan ... evi, yine ... ahırı, ... ... evi ve (J) harfi ile gösterilen 800 m2 ölçüsündeki alanda kalan samanlık ve ahır yapılmak suretiyle oluşan müdahaleye ilişkin açılan dava da mahkememizin 1999/390 E. - 2004/421 K. sayılı ilamının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21/06/2005 tarih 2005/2549 E- 4650 K. sayılı ilamı ile onandığı ve karar düzeltme talebinin red edilmesi nedeniyle kesinleştiğinden tekrar bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
    b) ... ili, ... ilçesi, Kiriş mahallesi 142 ada 3 parsel üzerinde ... tarafından ev yapılmak suretiyle oluşan müdahalenin men"i ile yapının kal"ine karar verilmiş, hüküm davalı karşı davacı ... ile ... ve davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava elatmanın önlemesi, kal ve TMK’nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tescili ve ... adına kayıtlı olan 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kiriş köyünde arazi kadastrosu 1971 yılında başlamış 14/03/1972-14/04/1972 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
    Çekişmeli taşınmazlar kadastro sırasında taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakılmış, bu taşınmazın bir kısmı 142 ada 3 parsel sayısı ile 16.02.1990 tarihinde yapılan imar uygulamasında arsa niteliği ile 1059 m2 yüzölçümü ile idari yoldan ... adına tescil edilmiştir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1941 yılında kesinleşen ... kadastrosu; 1971 yılında ilânı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 07/07/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi