12. Ceza Dairesi 2020/6332 E. , 2021/2809 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar tarihi : 25/12/2015
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK"nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 89/4,22/3, 62/1 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarih, 2011/372 esas, 2012/348 karar sayılı, 12.07.2012 tarihinde kesinleşmesi yapılan kararını müteakip denetim süresi içerisinde 02.11.2013 tarihinde TCK’nın 86/3-e maddesinde belirtilen suçu işlediği ve Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 06/01/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Pazar(Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli ve2015/425 esas – 2015/702 karar sayılı ilamını kapsayan dosya incelendi;
Sanığın hem ters yöne girerek hem de alkollü bir şekilde araç kullanmak suretiyle bilinçli taksirin uygulanmasını gerektiren şartlardan, iki ( 2 ) tanesini birden gerçekleştirdiği görülmekle, sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince ½ oranında temel cezadan arttırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, 1/3 oranında arttırım yapılmış olması aleyhe temyiz olmadığından ve bir kısım yaralananların dosyada mevcut adli muayene raporunun, kati rapor olduğunun belirtilmesi ile bir kısım yaralananların adli muayene raporu incelendiğinde yaralanmalarının sıyrık, lezyon, ağrı şeklinde tanımlanmış olduğu görülmekle teblignamede kati rapor aldırılması yönündeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, yaralananların sanıktan şikayetçi olmadıklarına ve hükmün açıklanmasının usule aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Olay günü saat 04:00 sularında, sanığın 1,74 promil alkollü vaziyette kullanmış olduğu kapalı kasa kamyonet ile gece vakti aydınlatması olmayan meskun mahalde yer alan köy kavşağından sola dönüş yapıp ters yola girmek suretiyle, normal istikametinde seyreden katılanların içinde bulunduğu araçla çarpışması neticesinde, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu olayda, kaza nedeniyle yaralananların hepsinin de sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri, bununla beraber TCK"nın 89/5. maddesi göz önünde bulundurularak sanığın, vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği yaralanan ...’a yönelik eylemi dolayısıyla TCK"nın 89/1, 22/3 ve 89/2-b. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanunun 89/4 ve 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK"nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
3-Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK"nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen ""taksirle yaralama"" suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK"nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ""üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası"" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK"nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ""Basit Yargılama Usulü"" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ""Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir."" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ""01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz."" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile; ""...kovuşturma evresine geçilmiş..."" ibaresinin, aynı bentte yer alan ""...basit yargılama usulü..."" yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ""mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir."" şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK"nın 7. maddesi ile CMK"nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ""Basit Yargılama Usulü"" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.