8. Hukuk Dairesi 2018/6667 E. , 2020/7737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Ömer oğlu Hasan kayyımı vekil, kayyımı oldukları Ömer oğlu Hasan"ın tapuda tamamı adına kayıtlı 6 parsel sayılı taşınmaz ile tapuda paydaşı olduğu 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden yaptıkları tespitlerde, davalının 6 parsel sayılı taşınmazın 130 m2"lik kısmını ev ve bahçe olarak, 7 parsel sayılı taşınmazın 115m2"lik kısmını ise ev ve bahçe olarak kullandığı anlaşıldığından tutanak tutulduğunu, davalıya haksız işgali nedeniyle kullanım bedelleri tahakkuk edildiğini, kuruma ödeme yapılmaması nedeniyle her iki taşınmaz yönünden ayrı ayrı davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak icra takiplerinin davalının haksız itirazları üzerine durduğunu açıklayarak, asıl davada 7 parsel sayılı taşınmaz için yapılan icra takibine, birleşen dava dosyasında ise 6 parsel sayılı taşınmaz için yapılan icra takibine vaki itirazların iptaliyle takiplerin devamına karar verilmesini ve her iki davada icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yeri davalının kullanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/2881 Takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, 3.064,00 TL asıl alacak ve 128,69 TL işlemiş faiz olmak üzere 3.192,69 TL üzerinden takibin devamına, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/2873 Takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 2.146,85 TL asıl alacak ve 602,19 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.749,04 TL"ye vaki itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, her iki dosyada da asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacak likit ve muayyen olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece yazılı şekilde asıl davada talep konusu dönem 26.08.2009 ila 18.07.2012 arası, birleşen davada talep konusu dönem 11.06.2007 ila 25.08.2009 arası davalının taşınmazları kullandığı kabul edilerek yapılan hesap hükme esas alınmış ise de, dosya kapsamı incelendiğinde araştırma ve incelemenin bu şekilde kabule elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın kullanıma delil olarak gösterdiği davalı hakkında tutulan tutanaklar 25.08.2009 ve 18.07.2012 tarihli olup, tutanak mümzileri duruşmada dinlenmiştir. Ecrimisil talep edilen dönemin tamamında (2007-2008-2009-2010-2011) 6 ve 7 parseller üzerinde kaldığı anlaşılan ev ve bahçeyi davalının kullanıp kullanmadığı ise dosyada kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulamamıştır. Mahkemece, usulüne uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılarak bu husus öncelikle netleştirilmelidir. Davalının tutanak tarihleri dışında kullanımının, dosya kapsamından ispatlanamadığı kanaatine varılması halinde sadece tutanak tutulan yıllar yönünden davacının ecrimisil talep hakkı olduğu gözetilmelidir.
Mahkemece taşınmazların kullanım durumu yukarıda izah edilen şekilde netleştirildikten sonra davacı tarafın ecrimisil alacağı hesaplanmalıdır. Buna göre asıl dava ve birleşen dava konusu parsellerin ayrı parseller olduğu, dava konusu tecavüzlü alanın ne kadarının asıl dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazda ne kadarının birleşen dava konusu 6 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, tecavüzlü yerlerin miktarı, öncelikle taşınmaz başında teknik bilirkişi ile keşif yapılarak tespit edilmelidir. Hesaplamada ise davacı tarafın 7 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik olmadığı, paydaş olduğu gözetilerek pay oranı dikkate alınmalıdır. Taşınmazların üzerinde yer alan muhdesat niteliğindeki evin tapu malikleri mi yoksa davalı tarafından mı yaptırıldığı açıklığa kavuşturulmalı, sonucuna göre muhdesat davalıya ait ise tecavüzlü yerle ilgili arsa olarak ecrimisil hesap edilmelidir. Mahkemece, kullanım tarihleri ve muhdesatın kim tarafından meydana getirildiği netleştirilmeden, parsellerdeki tecavüzlü kısımların miktarı ve parsellerdeki davacının pay oranı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
Açıklanan yönlerden eksiklik ve hatalar giderildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, HUMK"un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL"nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.