22. Hukuk Dairesi 2017/14460 E. , 2018/20409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
...
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili, davalı işçinin iş sözleşmesini haksız nedenle ve ihbar öneli vermeden feshettiğini iddia ederek ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafın, açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiş olduğu ve bu beyanını da imzasıyla tasdik etmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafça süresinde temyizi üzerine 26.05.2015 tarihli ek karar ile davacı vekilinin kararın davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece verilen 19/03/2015 tarih ve 2014/773 Esas, 2015/228 sayılı kararın hüküm bölümünün 4.maddesinde davalı vekiline hükmedilen vekalet ücretinin 1.500 TL olduğu, 2015 yılı temyiz sınırının 1.822 TL olması ve talebin temyiz sınırı altında kalması gerekçe gösterilerek temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuku Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin kesinlik sınırının altında kaldığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, kesinlik sınırının belirlenmesinde vekalet ücreti hesaba katılmayacağı gibi davacı yanın dava dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tuttuğu dikkate alındığında temyiz isteminin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının temyiz talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemenin davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin yerinde olmayan EK KARARININ BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalı işçinin iş akdini haksız nedenle ve ihbar öneli tanımadan sona erdirdiğini iddia ederek ihbar tazminatının davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacı tarafın, açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiş olduğu ve bu beyanını da imzasıyla tasdik etmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın feragat beyanını 05.01.2015 tarihinde mahkemeye sunmasından sonra davalı tarafından 19.02.2015 tarihinde dosyaya vekaletname ibraz edildiği ve 19.03.2015 tarihinde feragat nedeni ile davanın reddine karar verildiği görülmüş olup her ne kadar feragat beyanından sonra davalı tarafından dosyaya vekaletname sunulduğu anlaşılmış ise de feragat beyanı davalı tarafa dosyaya vekaletnamesini sunmadan önce tebliğ edilmediğinden mahkemece davalı taraf lehine vekalet ücreti takdiri isabetlidir ancak ret edilen alacak tutarı 100,00 TL olup yargılamada kendisini vekille temsil ettirmiş bulunan davalı lehine, ret edilen kısım yönünden 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece ret edilen kısmı aşar şekilde 1500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yer alan "4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeni ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT"nin 6/1. Maddesi uyarınca hesap edilen nisbi 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeni ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.