21. Hukuk Dairesi 2019/4889 E. , 2020/113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İ
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacıların İstemi :
Davacılar vekili, ..."un 10/12/2005 tarihinde meslek hastalığı nedeni ile öldüğünü, meslek hastalığı ölüm sigortasından gelir bağlanması için yapılan talebin reddedildiğini, ... 2. İş Mahkemesi"nin 2006/77 Esas sayılı dosyası ile eşin meslek hastalığı nedeni ile öldüğünün tespit edildiğini beyanla, davacılar murisi ...’a ölümün meslek hastalığından kaynaklandığının tespit edildiği 01/06/2016 tarihinden, muris ..."un hayatını kaybettiği 17/12/2016 gününe kadarki maaşın bağlanması ve maaşın miras payları oranında davacılara ödenmesi talebinde bulunmuştur.
B)Davalı Cevabı :
Davalı ... Kurum vekili, müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :
İlk derece Mahkemesince, davacılar murisi ..."un eşi ..."un yakalanmış olduğu meslek hastalığı sonucu 10/12/2005 tarihinde ölmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 20/1 maddesi gereğince 5510 sayılı Kanun"un 34. maddesi ve 54 maddesi dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun"un 55/2. fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılarak davacılar murisi ...’a 01/10/2008 tarihinden 17/12/2016 tarihine kadar gelir bağlanması gerektiğinin tespitine, 01/10/2008 - 17/12/2016 tarihinde ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gelirin davalıdan alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesince, Davalı Kurum vekiline ait istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, .... 1. İş Mahkemesi"nin 2018/34 Esas 2018/256 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacılar murisi ...a, eşi ..."un yakalanmış olduğu meslek hastalığı sonucu 10/12/2005 tarihinde vefatı nedeniyle, 506 sayılı Kanun"un 23. maddesi uyarınca 01/01/2011 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına, 01/01/2011 - 17/12/2016 tarihleri arasında ödenmesi gereken ancak ödenmeyen gelirin davalıdan alınarak yasal miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
E)Temyiz :
Davacılar vekili, ilk olarak 04/01/2006 tarihinde gelir talebinde bulunulduğunu, buna rağmen sonraki talep tarihi olan 03/12/2015 gününün esas alınması ile karar verildiğini, davanın tümüyle kabul edilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu yönüyle davacılar lehine bozmaya karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı kurum vekili, 5510 sayılı Kanuna göre 01/10/2008 tarihinden önce ölen sigortalılar için mülga 506 sayılı Kanun hükümleri geçerli olduğundan, en son sürekli iş göremezlik oranı %50"nin altında olması sebebiyle Kurumca haksahiplerine gelir bağlanamadığını beyan ederek ve yasaların geriye yürümeyeceğini, tespit davası açılmasında hukuki yararın olmadığını, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... Kurum vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, Meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden hak sahiplerinin ölüm gelirine bağlı maddi zararların karşılanması talebine ilişkindir.
506 sayılı Yasanın “Eş ve çocuklara gelir bağlanması” başlığını taşıyan 23. maddesinde “Ölen sigortalının 88 inci madde gereğince tespit edilecek yıllık kazancının % 70"inin; Dul eşine % 50"si, gelir alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75"i, .. a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine % 50"si,” oranında gelir bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
506 sayılı Yasa’nın 99. maddesinde zamanaşımı ve hakkın düşmesi ile ilgili düzenleme yer almaktadır. Bu maddeye göre, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından kazanılan diğer haklar ile hastalık ve analık sigortalarından doğan haklar ise, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.Geçici iş göremezlik ödeneğini veya herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu ödenek, gelir veya aylıkları ödenmez.”
506 sayılı Yasa"nın 92/2 maddesi, "Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine, bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, davacılar annesi olan muris ..., meslek hastalığı neticesinde 10/12/2005 tarihinden hayatını kaybeden eşi üzerinden kuruma başvuruda bulunmuş, davalı ... tarafından 04/01/2006 tarihinde talebin reddine karar verilmiş olup, 506 sayılı Kanun"un 99. maddesi uyarınca ölüm gelirinin 5 yıl içinde istenebileceği ve zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla ve yine 506 sayılı Kanun"un 92/2 maddesi gözetilerek, meslek hastalığı nedeniyle ölümün gerçekleştiği 10/12/2005 tarihini izleyen ay başından itibaren ölüm gelirine hak kazanıldığı anlaşılmakla, bu kapsamda karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide hüküm tesisi hatalı olmuştur.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi" ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 15/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.