17. Ceza Dairesi 2017/1555 E. , 2018/9591 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçunun konusunun hırsızlık suçunun konusu ile aynı olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verildiği; kabule göre de, müştekinin 08/03/2010 tarihinde iddianame düzenlenmeden önce zararlarının suça süreklenen çocuğun ailesi tarafından giderildiğini bildiren dilekçe vermesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 01.03.2016 tarih, 2015-2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi "mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK"nın 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının 1/2 oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılması isabetsizdir" şeklinde gerçekleşen kabul ile 5237 sayılı TCK"nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının 1/2 olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 1/2"den daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hususları bozmayı gerektiren hatalı uygulamalar ise de; hükmedilen adli para cezası kesin nitelikte olduğundan; bu yönde kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği olanaklı görülmüştür.
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL"ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı doğrudan tayin edilen 660,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait aracı düz kontak yaparak çaldıktan sonra araçla bir müddet gezdiği, aracın direksiyon kilidinin sabitlenmesi nedeniyle araç hareket edemez hale geldikten sonra bulunduğu yere hasarlı vaziyette terk ettiği, aracın burada bu şekilde bulunmasından sonra müştekiye iade edildiği, bu haliyle suça konu araç yönünden rızai bir iadenin bulunmadığı, akabinde soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun ailesi tarafından müştekiye yapılan zarar ödemesinin ise mala zarar verme suçundan kaynaklanan zararlara ilişkin olarak yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle suça sürüklenen çocuk bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için gerekli şartlar bulunmadığı halde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, kabule göre de, müştekinin 08/03/2010 tarihinde iddianame düzenlenmeden önce zararlarının suça süreklenen çocuğun ailesi tarafından giderildiğini bildiren dilekçe vermesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 01.03.2016 tarih, 2015-2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi "mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK"nın 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının 1/2 oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılması isabetsizdir" şeklinde gerçekleşen kabul ile 5237 sayılı TCK"nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının 1/2 olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 1/2"den daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hususları bozmayı gerektiren hatalı uygulamalar olarak tespit edilmiş ise de; atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 04/03/2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden ve bu hususlarda aleyhe temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yine çalınan aracın değerinin 3.800 - 4.000.-TL civarında olduğu, buna göre hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK"nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 29/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.