
Esas No: 2014/10149
Karar No: 2015/7641
Karar Tarihi: 25.05.2015
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/10149 Esas 2015/7641 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili ile fer"i müdahil vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ..., Av. ... ve Av. ... ile fer"i müdahil ... vekili Av. ..., Av. ... ve Av. ... "nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... AŞ"nin temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetimi ve denetiminin 22.12.2009 tarihinde Fona devredildiğini ve yine Fon bünyesinde bulunan ..., ..., ... Bankası, ..., ..."ın 19.02.2001 tarihinde ... AŞ bünyesinde devren birleştirildiğini, daha sonra ... hisselerinin 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ..."a satıldığını ve fiili devrin 10.08.2001 tarihinde tamamlandığını, ..."ın 11.02.2002 tarihinde ... bünyesinde devren birleştirildiğini, 2007 yılında tekrar satışa konu olan bankanın unvanının bu kez 07.07.2008 tarihinde ... AŞ olarak değiştirildiğini, ... AŞ bünyesinde devren birleştirilen ..., ..., ... gibi bankaların yönetim ve denetiminin Fon tarafından devralınmasından sonra anılan bankalarda bulunan hesaplarının kendilerinin bilgi, talimat ve iradesi dışında Off Shore bankasına havale edildiği iddiasıyla (... AŞ) ... aleyhine açılan davaların aleyhe sonuçlanarak gönderilen icra emirlerine konu borçların ... tarafından ödendiğini, ... ile ... arasındaki hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesi hükmü uyarınca tazmine konu edildiğini, müvekkili Fon tarafından ... AŞ ye ihtirazi kayıtla 24.02.2012 tarihi itibariyle ödemeye başlandığını, oysa ..."ın ..."a hisse devrini konu olan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesine ..."ın toplam aktiflerinin bir kısmının dahil edildiğini, devredilmeyen büyük kısmın Fon bünyesindeki başka bir bankaya devredildiğini, Ticaret Hukuku kapsamında ve buna bağlı olarak külli halefiyeti doğuracak tarzda bir banka birleşmesinin söz konusu olmadığını, malvarlığı bütün halinde devredilmediğinden bünyesinde birleşen şirketin alacaklılara karşı sorumluluğunu kabul etmenin isabetli olmadığını,hisse devir sözleşmesi hükümlerinin bugünkü şartlarda değerlendirildiğinde ... aleyhine sonuçlar doğurduğunu, BK"nın 18/2. maddesi hükmü uyarınca sözleşme hükmünün bugünün şartlarına göre yorumlanması gerektiğini, ... tarafından 31.10.2003 tarihli ve 1143 sayılı kararın 1. maddesinin 2. fıkrasında Türkiye"de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyeti göstermek üzere kurulan kredi kuruluşlarında
bulunan mevduat ve katılım fonlarının sigortaya tabi olmadığı hükme bağlanmış olmakla, mevduatın bir kıyı bankasına yatırılmasında Türkiye"de faaliyet gösteren bir bankanın aracılık etmesinin tek başına mevduata sigorta güvencesi bahşetmeyeceğini, bu sebeple ... ve ... AŞ (...) arasında yapılan hisse devir sözleşmesinde yer alan ve doğacak her türlü borçtan ..."nin sorumlu olacağına ilişkin hükümlerin, off shore hesaplardan doğacak borçları da kapsadığı şeklinde yorumlanamayacağını ileri sürerek davalıya ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerden talimatı olmayanlar hariç tutularak hesaplanan alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının iddialarının aksine ... ile ... arasında akdedilen 09.08.2001 tarihli sözleşmenin, Banka"nın satışı amacıyla hisse senetlerinin %100"ünün devri niteliğinde yapılmış bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin tarafı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesinde açıkça, Bankanın hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlerinden kaynaklanan 3. kişilerin her türlü alacak taleplerine ve davalara dair veya yargısal yaptırımlara ilişkin sorumluluğun ..."ye ait olduğu, Bankanın böyle bir talep veya dava veya yaptırımla karşılaştığında sorumluluğunun sadece davayı ihbar yükümlülüğü ile sınırlı olduğu; ihbarı takiben her türlü işlemin ... tarafından borcu üstlenen sıfatıyla yürütüleceği, maddi ve hukuki sorumluluğun tamamıyla ..."ye ait olduğunun kabul edildiğini, davacının hisse devir sözleşmesini imzaladığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu"nun 14/6(b) hükmüne göre, ..."nin yönetimi ve denetimi kendisine intikal eden bankanın, gerekiyorsa zararlarını da devralmaya yetkili bulunduğunu, alacakları ve zararı devralmanın borç üstlenilmesini de içerdiğini, yine aynı maddede, devir işlemlerinde alacaklıların ve borçluların rızası aranmaz hükmü uyarınca ..."nin bir kabule bağlı olmaksızın altı bankanın off shore borçlarının artık ..."nin borcu haline geldiğini ve borcun yasa gereği alacaklının rızasına ihtiyaç duyulmaksızın nakledildiğini, davacının evvelce yönetimine el koyduğu bankaların mudilerinin kredi dışı hesapları ile off -shore hesaplarının üstlenilmesine 06.05.2002 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ve bu kararı takip eden 09.10.2003 tarih, 575 sayılı ve 08.02.2007 tarih, 58 nolu kararları ile karar verdiğini, bu kararın dayanağının ... ile ... arasındaki hisse devir sözleşmesi oluşturduğunu, bu kararda açıkça Offshore alacak davalarının aleyhe gelişmesi halinde borç ve taahhütleri üstleneceğinin belirtildiğini, açılan davalarda borçların üstlenildiğine dair ikrar mahiyetinde yazıların mahkemelere ibraz edildiğini, davacı ..."nin sorumluluğunun hisse devir sözleşmesinin 6. maddesi hükmü gereğince offshore ayrımı olmaksızın Bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olmak kaydıyla Banka ve bankaya devredilen ilgili eylem ve işlemlerinde mevzuata uymamaları sebebiyle Banka"nın 3. kişilere karşı sorumlu olabileceği hallerden kaynaklandığını ileri sürerek, davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına, davanın ..."ya ve ..."a ihbarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ yanında davaya katılan Fer"i Müdahil ... vekili; davacı ..."nin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı kurumun off-shore hesaplarından dolayı sorumlu olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, bu durumda kesin hüküm nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, hisse devir sözleşmesinin 6.13. maddesindeki açık hüküm karşısında davacı kurumun off-shore alacaklarından sorumlu olduğunu, icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğradığını, BK"nın 18. ve 19. maddelerinin muvazaalı işlemlere yönelik hükümler için hukuki düzenleme getirdiğini, somut olaya uygulanamayacağını, davacının 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi hükmü uyarınca mahkemelerde açılan davalarda da borcu üstlendiğini, davacı bankanın sorumluluğunun hisse devir sözleşmesinden ve Bankacılık Kanunu hükümlerinden kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacı ile ... arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin 6.13 maddesindeki "dava, takip, soruşturma ve benzeri ihtilaflar bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olmak kaydı ile banka ve bankaya devredilen diğer bankaların müşterileri tarafından açılmış ve açılabilecek davalar, ..."ın ve bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve buna ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzeri işlemlerin sonuçlarından masraflar da dahil olmak üzere ..."nin sorumlu olacağı" hükmünün son derece açık ve somut olup davacı tarafça ödenen paraların ... A.Ş. bünyesinde birleştirilen bankaların off shore işlemlerinden dolayı mudilerin açtığı davalardan kaynaklanıp tamamının devir tarihinden önceki işlemlere ilişkin olduğu, yine hisse devir sözleşmesinin 6.12, 6.4, 8.1, 8.2 maddelerinde de ..."nin hisse devir tarihinden önce doğan alacak ve zararlardan sorumlu olacağının hükme bağlandığı ve ... Yönetim kurulu tarafından 06.05.2002 tarihinde 312 sayılı kararla "off shore davalarında öncelikle bilirkişi raporunun beklenilmesi ve raporun aleyhe tespit ve sonuç içermesi halinde bu dosyaların konusunu teşkil eden borç veya taahhütlerin üstlenilmesine", 09.10.2003 tarih ve 575 sayılı kararla "Fon"a devredilen ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... ...nin ... A.Ş. ile devren birleştirilmesinden sonra 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çevçevesinde ... A.Ş. ile devren birleştirilen ... ...ve birleşen diğer bankalarla ilgili olarak ... A.Ş. adına açılarak fona ihbar edilen veya ... A.Ş. ile birlikte Fon"a husumet yöneltilen dava ve takiplerin aynı kurum avukatı tarafından ... A.Ş. ve Fon vekaletnameleri birlikte kullanılmak suretiyle takip edilmesi, ihbar nedeniyle fon adına takibi gereken davalarda temsilci sıfatıyla hareket edilmesi, dava ve takiplerin konusunu oluşturan borç ve taahhütlerin gerekli görüldüğü taktirde fon tarafından üstlenilmesi konusunda Hukuk Dairesi Başkanlığına yetki verilmesine", 08.02.2007 tarih 58 nolu karar ile de "uyuşmalığın konusu, dava ve takiplerin niteliği, yargılama safhası, sıhhati ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle gerekli görülmesi halinde Hukuk İşleri Daire Başkanlığı ve ilgili daire başkanlığı vekilleri, grup koordinatörleri veya vekilleri ile dosya avukatından oluşan komisyon kararına istinaden ... tarafından zararların üstlenilmesine" karar verilip off shore mudileri tarafından çeşitli mahkemelere açılan alacak davaları ile ilgili fon kurulu tarafından 08.08.2007 tarihli 58 sayılı kararla "hisse devir sözleşmesine göre fonun sorumluluğunda bulunan ve davanın konusunu teşkil eden borç ve yükümlülüklerin davanın kabulü anlamına gelmemek üzere Bankacılık Kanununun 138 ve 140 maddeleri çevçevesinde üstlenilmesine" karar verilip ... Sigorta Fonu Komisyonu tarafından ..."nin 08.02.2007 tarih 58 sayılı kararına istinaden dava dosyalarına borcun üstlenildiği konusunda dilekçeler sunulup dava konusu riskin ... tarafından devralınıp üstlenilmesine dayanılarak kararda davalı olarak ... adına hüküm kurulmasının istendiği ve buna uygun olarak davalı ve feri müdahil tarafından verilen karar örneklerinden de görüleceği üzere mahkemelerce çok sayıda hüküm kurulup Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu aşamadan sonra olaya uygun düşmeyen yapıldığı sırada muvazaalı olan işlemlere ilişkin B.K."nun 18 ile ayrıca hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihden itibaren geçen süre ve borcun üstlenilmesi ile ilgili davacı tarafça alınan komisyon kararları ve offshore dosyalarına sunulan üstlenme beyanlarına rağmen M.K."nun 2 maddesine dayanılıp sözleşmenin yorumunda hata olduğu ileri sürülerek borçtan sorumlu olunmadığının iddia edilmesinin öncelikle sözleşmeye ve yasalara uygun bulunmadığı, ..."nin hisse devir sözleşmesi yaparken yetkilerin aşıldığı iddiası Bankacılık Yasasına göre doğru bulunmayıp ... tarafından yetki aşılarak sözleşmenin imzalanması halinde dahi bu durumun ..."in iç sorunu olup sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceği, ödemelerden doğan zarardan ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 E. - 2005/40 K. ve 2005/102 E. - 2005/100 K. sayılı dosyalarında verilen mahkeme ilamlarında da belirtildiği gibi banka hakim ortaklarının sorumlu olup bunlardan tahsil edilmesi gerektiği, ... tarafından da Garipoğlu Gurubu ve Balkaner Gurubu ile yapılan protokollerde off shore mudileri tarafından açılan davaların Fon aleyhine sonuçlanması neticesinde mahkemece hükmedilen bedeller ile yargılama giderlerinin de dahil edildiği, sonuç olarak davacının iddialarının 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesine, yasalara ve maddi gerçeklere uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ve davalı yanında davaya müdahil olan fer"i müdahil vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle 5411 sayılı Bankacılık Yasası"nın 138. maddesi hükmü uyarınca ..."nin İİK"nda öngörülen tazminatlarla sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması yönünde yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... AŞ ve Fer"i Müdahil ..."ın kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde diğer itirazlarının yanında “Fona devir sonrasında bankaların ... çatısı altında aktif ve pasifleriyle birlikte birleştirilmesinin akabinde, Fon ile ... arasında imzalanan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Banka aktiflerinin takriben 1/3"ünün ..."a (..."a) devredildiğini, devredilmeyen büyük kısmının ise Fon bünyesindeki başka bir bankaya devredildiğini, bu nedenle ticaret hukuku kapsamında ve buna bağlı olarak külli halefiyeti doğuracak tarzda bir banka birleşmesinin söz konusu olmadığını” ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın yukarıda belirtilen iddiaları üzerinde de araştırma ve inceleme yapılarak dava konusu alacakların devredilen veya devredilmediği iddia edilen aktiflerle ilgili olup olmadığı konusunda uzman kişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınıp hisse devir sözleşmesi çerçevesinde deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Somut olayda uyuşmazlığın niteliğine göre 5411 sayılı Yasa"nın 133. maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmadığından davalı ... AŞ yararına nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ ve fer"i Müdahil ..."ın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no"lu bentte belirtilen sebeplerle davacı yararına, (3) no"lu bentte açıklanan nedenlerle kabul şekli bakımından davalı ... AŞ yararına hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı ... ve davalı ... AŞ yararına takdir edilen 1100"er TL duruşma vekalet ücretlerinin bir diğerinden alınıp yek diğerine ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 25.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.