Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 134.maddesinde ihalenin fesih nedenleri açıkça gösterilmemiştir. Anılan maddede; "ihalenin BK.226.maddesinde yazılı", "satış ilanının tebliğ edilmemiş olması", "satılan malın esaslı niteliklerindeki hata" ve "ihaledeki fesat"nedenleriyle ihalenin feshedileceğine değinilmiştir.
İhalenin fesih nedenleri, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında;
1)İhaleye fesat karıştırılmış olması,
2)Arttırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3)İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
4)Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması, şeklinde sıralanabilir.
Somut olayda ihaleye konu taşınmazla ilgili kıymet taktir işlemi icra müdürlüğünce 14.6.2010 tarihinde yapılmış ve taşınmazlardan (3) nolu bağımsız bölüme 50.000 TL, (5) nolu bağımsız bölüme 35.000 TL ve (7) nolu bağımsız bölüme de 20.000 TL bedel taktir edilmiştir.
Dosya arasında bulunan Adana 4. İcra Mahkemesinin 7.10.2010 tarih ve 2010/774 Esas 2010/1130 K.sayılı ilamıyla (borçlu vekilinin taşınmazların değerinin düşük tespit edildiği gerekçesiyle açtığı kıymet taktirine dair şikayeti sonucunda) yapılan keşif neticesinde 3-5-7 nolu bağımsız bölüm taşınmazların sırasıyla 12.500-24.000-40.000 TL olarak değerlerinin belirlendiği bilirkişi raporuna göre davacının değerin düşük tespit edildiğine ilişkin iddiası yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda satışın kesinleşen icra müdürlüğünün 14.6.2010 tarihindeki değerler üzerinden yapılması ( (3) no için 50.000, (5) no için 35.000 TL, (7) no için 20.000 TL üzerinden) yapılması gerekir. Ne var ki incelenen satış dosyasında icra mahkemesinde keşifle belirlenen sırasıyla 12.500-24.000-40.000 TL"lık) değerler esas alınarak yapıldığı görülmektedir.İcra dairesi tarafından İİK.nun 128/2.maddesine göre yapılan ve kesinleşen kıymet taktiri yerine mahkemenin belirlediği daha düşük değerler üzerinden taşınmazların satışa çıkarılması yasaya aykırıdır. Bu husus tek başına ihalenin fesihi nedeni olup, mahkemece re"sen gözönünde tutulmalıdır.
Ayrıca, İ.İ.K."nun I06-144.maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış, aynı Kanunun 129/1.maddesine göre ise, 1.ihale gününde satış yapılması halinde. artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %60"ını bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflannı geçmesi zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırına giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK.nun 128.maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflannın da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
Somut olayda taşınmazların 2.ihale günü satıldığı ve 30.600 TL olan toplam satış bedellerinin toplam 76.500 TL tutarındaki tahmini değerlerin %40"ına satıldığı gazete ilanı için sarfedilen 2.680 TL kıymet taktir gideri 400 TL"nın de eklenmesiyle oluşan miktarı karşılamadığı görülmektedir. Kaldı ki bu miktara satış için yapılan tebligat giderlerinin de eklenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yasanın emredici kuralına aykırı ve kamu düzenine ilişkin olan bu eksiklik de re"sen nazara alınarak ihalenin feshine karar verilmelidir.
Mahkemece anılan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.