3. Hukuk Dairesi 2018/5917 E. , 2018/12961 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...... 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ......... tutanağına istinaden 5.841.940 TL toplam alacak miktarı üzerinden başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %40 dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; aleyhine açılan ceza davasının devam etmekte olduğunu, ......... elektrik bedeline ilişkin faturanın muhatabı olmadığını, kendisinden önceki kiracı tarafından ......... kullanım yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, ...... 15.İcra Müdürlüğünün 2012/10615 Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın 378,40 TL üzerinden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.02.2017 tarihli ve 2015/16412 E.-2017/837 K. sayılı ilamı ile, “...Bu durumda; mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davalı vekilinin itirazlarının ilgili mevzuat ve yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmesi ve ......... kullanım tarih aralığında yürürlükte bulunan tarife uyarınca ......... kullanım miktarının, ......... elektrik ve ek tahakkuk bedelinin tespiti amacıyla, önceki bilirkişi dışında oluşturulacak konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak, davacı kurumun davalı taraftan istemekte haklı olduğu gerçek alacak miktarının duraksamasız belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile, ...... 15. İcra Müdürlüğü"nün 2012/10615 esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın 95,49 TL üzerinden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talep ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) “Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (...... bozma yasağı). Bundan başka,taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay"ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da ‘...... hüküm verme yasağı’ denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir.” (......Kuru,Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737)
Somut olayda, mahkemece verilen ilk kararda itirazın 378,40 TL asıl alacak yönünden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, anılan bu karar sadece davacı tarafından temyiz edilmiş ve yukarıda anılan nedenler ile bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra bu defa itirazın 95,49 TL üzerinden kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. Oysa, önceki karar davalı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan o kararda hükmedilen miktar davacı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davacı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek ...... hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.