17. Hukuk Dairesi 2015/17635 E. , 2018/9107 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 02.08.2010 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın meydana getirdiği kazada davacıların yolcu olan anne ve babalarını kaybettiklerini, baba ..."ın aylık maaşının 1.800,00 TL olup, anne ..."ın ise kuaför olduğunu, yaptıkları başvuru sonucunda davalı ... şirketinin annelerinin ölümünden dolayı Sedef"e 25.715,50 TL, Ahmet"e 12.778,10 TL ödeme yaptığını, davacıların anne ve babalarının desteğinden yoksun kaldığını beyanla davacılar için annelerinin ölümü nedeniyle 25.000,00"er TL, babalarının ölümünden dolayı 25.000,00"er TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı Sedef için babasından dolayı tazminat taleplerini 33.873,74 TL"ye Ahmet için de babasından dolayı 31.587,43 TL"ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili, yapılan ödemelerle borcun sona erdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı Sedef açısından; destekten yoksun kalma tazminatının babasından dolayı tam kabulü ile 33.873,74 TL"nin ve annesinden dolayı kısmen kabulü ile 1.511,41 TL olmak üzere toplam 35.385,15 TL"nin, davacı Ahmet açısından; destekten yoksun kalma tazminatının babasından dolayı tam kabulü ile 31.587,43 TL"nin ve
annesinden dolayı kısmen kabulü ile 1.662,81 TL olmak üzere toplam 33.250,24 TL"nin dava dilekçesindeki kısımlar açısından dava tarihinden, ıslah edilen kısımlar açısından ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenlerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda hakim, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, herşeyden önce destek alma hakkı olan kişinin yaşıyor olması ve destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; kendi yaşamı sürmeyen kişinin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan yakınından dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı, destek görenin ancak kendi yaşam süresi kadar bir süre için
tazminata hak kazanabileceği; tazminat hesabında, destek alacaklılarının paylarının belirlenmesi esnasında, sadece hayatta olanlar için pay ayrılması gerekeceği izahtan uzaktır.
Somut olayda; davacıların desteği olan anneleri ... ve babaları Harun, davaya konu kazada aynı anda ölmüş ve geriye destek alacaklısı olarak davacı çocuklar kalmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 15.10.2014 havale tarihli hesap raporunda, destek alacaklısı olan davacı çocuklar için, annenin ölümü nedeniyle destek payları belirlenirken, baba için de pay ayrıldıktan sonra, kalan pay üzerinden davacıların paylarının dağıtıldığı, bu pay dağıtımına göre belirlenen tazminatların mahkemece de kabul edilip rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiği görülmektedir.
Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı; bu tazminatın hesaplanması sırasında, destek alacaklılarının muhtemel ömür sürelerinin, kabul gören yaşam tablolarına göre varsayımsal olarak belirlendiği; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; ölen annenin desteğinden sadece davacı çocukların pay alacağı gözetilip hesaplama yapılmalıdır. Aynı kazada ölmüş olan babanın, eşinden destek alma hakkı olmayacağı için, davacıların ölen annesinin gelirinin, sadece davacılar ile destek arasında paylaştırılması gerektiği dikkate alınmadan destek paylarını belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi eksik inceleme mahiyetindedir.
Bu durumda mahkemece; davacıların kazada ölen annelerinden alacakları destek paylarının, yukarıda ifade edilen ilkelere göre doğru biçimde belirlenmesiyle tazminat hesabının yapılması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 16/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.