17. Hukuk Dairesi 2015/17567 E. , 2018/9130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı yanın işleteni olduğu ... plakalı servis aracının ..."nun sevk ve idaresinde iken, 24/03/2013 günü sabah 4.00 sıralarında kırmızı ışıkta durmayarak müvekkili davacının içerisinde bulunduğu araca çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili davacının, yüz ve kafa bölgesinden ciddi şekilde yaralandığını, burun, elmacık, diğer yüz kemiklerinde kırıklar meydana geldiğini, dudağında doku kaybı oluştuğunu, müvekkili ..."ın olay sebebi ile davalı işletenin sahibi olduğu araçta şoför olarak çalışan ..."ndan şikâyetçi olması üzerine bu kişi hakkında ... 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas ve 2014/409 Karar sayılı dosyasıyla hakkında dava açıldığını ve asli kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğinden bilinçli taksirle insan yaralama suçundan hakkında mahkûmiyet kararı tesis edildiğini, müvekkili davacının 33 yaşında olduğunu, Türk Sanat Müziği ses sanatçısı olduğunu, aynı zamanda halkla ilişkiler mezunu olduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile çok büyük miktarda maddî kaybının olduğunu, en önemlisi yüzünün hemen her yerinde kırıklar oluşmasına (çene kırığı) ve (dudakta) doku kaybına ulaşan yaralanması sebebî île kaza tarihinden bu yana bir dizi tedavi görmesine rağmen sağlığına kavuşamadığını, ayrıca eski sosyal ve iş yaşantısından uzakta kaldığından psikolojisinin bozulduğunu, bu sebep ile de halen tedavi gördüğünü, müvekkilinin bu süreç içerisinde erkek arkadaşından ayrıldığını, aynaya bakamaz hale geldiğini, insan içine çıkamaz olduğunu, bir bayan olarak sağlığındaki güzelliğini yitiren müvekkilinin geçirdiği kaza sebebi bundan sonra ne eskisi gibi ses sanatçılığı yapabileceğini ne de yine yüzün ön planda olduğu iletişim
sektöründe çalışabileceğini ve en önemlisi de sağlığındaki gibi bir özgüvenle insan ilişkileri kuramayacak olmanın üzüntü ve elemini yaşadığını ileri sürerek, davacının iş gücü kaybı sebebiyle uğradığı maddi zararı talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile 24.03.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle 15.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu araca çarpan aracın işleteni olan davalı ..."dan, kaza tarihî olan 24.03.2013 tarihînden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, açılan davaya ve iddialara itiraz ettiği gibi olayın tamamen maddi hasarla ve yaralanmalı kaza olduğunu, karşı tarafın kusuru olduğunu ve araçta bulunanlardan aldığı bilgiye göre alkollü olmasından dolayı bu nedenle yaralanma meydana geldiğini, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama giderleri avukatlık ücretleri ve tüm masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde; bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K"nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile davacı ..."ın maluliyet oranı dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.