14. Hukuk Dairesi 2014/17365 E. , 2016/4822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.06.2013 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve husumet nedeniyle reddine dair verilen 30.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı köy tüzel kişiliği vekili, ...... Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığı tarafından kadim yaylalarının davalı köyler lehine tahsis edildiğini ileri sürerek 18.01.2013 tarihli ve 575 sayılı kararın iptalini istemiştir.
Mahkemece, ...... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın konusuz kalması nedeniyle, Hazine aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı köy tüzel kişiliği vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK"nın 50. maddesinde medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın davada taraf ehliyetine de sahip olacağı, 51. maddesinde dava ehliyetinin medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği, 114/d maddesinde ise taraf ve dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu ve 115. maddesinde de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı belirtilmektedir.
4721 sayılı TMK"nın 47, 48, 49 ve 50. maddelerinde de tüzel kişiliğin kazanılması, hak ehliyeti ile fiil ehliyeti ve bunun kullanılmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.
442 sayılı Köy Kanununun 37/7 maddesi uyarınca da köy tüzel kişiliği adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi köy muhtarına aittir. Köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetki aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanınmıştır.
Ancak, Ondört ilde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmiyedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince;
1-Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
2-Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun Büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.
3-Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.
Aynı kanunun geçici 1. maddesinin 13. fıkrasında; "1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur" hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm kanunun "Yürürlük" başlıklı 36. maddesi uyarınca ilk mahalli idareler genel seçiminin yapıldığı 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olaya gelince; davacı ve davalı köylerin 6360 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak ...... İlçesinin Belediyesine katılmaları nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatları kalmadığından ve davacı ile davalı sıfatlarının birleşmesi nedeniyle ...... Köyü aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğrudur. Ancak dava dilekçesinde Katranlı Köyü de davalı gösterilmiştir. Bu köyün de tüzel kişiliği kalkmış bulunduğundan bu köy hakkında da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan davacı ve davalı köylerin tüzel kişiliği son bulup aynı ilçe belediyesine bağlandığından davalı ..... Köyü lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.