Günü : 14.04.2005
Sayısı : 519-132
Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 1.7.2003 gün ve 2003/196-605 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.4.2004 gün ve 2003/12042-2004/4851 sayılı ilamı ile,
(...1-Dava, tapuda davacı adına kayıtlı yerden izinsiz olarak alınan kum ve çakıl bedeline ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının eylemi sonucu dava konusu taşınmazının zeminine zarar verilmiş ve yer tarımsal amaçla kullanılamaz hale gelmiştir. Böylece taşınmaz üzerindeki zararın halen devam ettiği ve davalının verdiği zararın giderilmemiş olduğu anlaşıldığına göre zamanaşımı süresi işlemez. Davacı, yerin eski haline getirilerek zararının giderilmesini ve haksız müdahale sürüyorsa bunun önlenmesini isteyebileceği gibi uğramış olduğu tüm zararları tazminat olarak da isteyebilir. Davacının bu seçimlik hakkını tazminat şeklinde kullanmış olması farklı zamanaşımı uygulanmasını gerektirmez. Dosyada mevcut bilgilere göre zararın halen devam ettiği ve davalı tarafından verilen zararın henüz giderilmemiş olduğu anlaşıldığına göre dava zamanaşımı gerçekleşmemiştir. O halde mahkemece işin esasının incelenmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
2-Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK.). Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m. 423/b.6).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasası"nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nde "yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti" biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası"ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir...)
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tazminat istemine ilişkin olup, yerel mahkemece, Yüksek Özel Dairenin yukarıda yazılı bulunan bozma kararının (1). bendine karşı direnilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, 14.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.