Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/21040
Karar No: 2017/4894
Karar Tarihi: 03.10.2017

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/21040 Esas 2017/4894 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/21040 E.  ,  2017/4894 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı şirket, maliki olduğu 183, 522, 549, 581 ve 582 parsel sayılı taşınmazları ülke gençlerinin başarılı bir sporcu olarak yetişmesi düşüncesi ile davalı vakfa 28/04/1988 tarihinde koşullu olarak bağışladığını, davalı vakfın da aynı şartlarla bağışı kabul ettiğini, ne var ki davalı vakfın bağış amacına ve belirlenen şartlara riayet etmeksizin anılan taşınmazları diğer davalıya 49 yıllığına üst hakkı tesis ederek devrettiğini, ifrazlar ve kamulaştırmalar neticesinde 735, 740, 737 ve 739 parsel sayılı taşınmazların halen davalı vakıf adına kayıtlı olduğunu, yapılan yazılı ihtarların sonuçsuz kaldığını ve en son 04/05/2012 tarihli ihtarname ile taşınmazların bağışından rücu edildiğinin davalı vakfa bildirildiğini ileri sürerek, dava konusu 735, 740, 737 ve 739 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki üst hakkının terkin edilerek tapu kayıtlarının iptalini ve adına tescilini istemiştir.
    Davalı ... Eğitim Vakfı, bağış senedinde bağışlama amacı kararlaştırılmadığını, buna rağmen dava konusu taşınmazlara eğitim ve spor amaçlı diğer davalı tarafından yapılar inşa edildiğini, öte yandan davacı tarafından taşınmazların devri ve ipotek verilmesini önlemek amacıyla şartlar konulduğunu, üst hakkı tesis edilmesinin bu şartları ihlal etmediğini, taşınmazların mülkiyetinin halen kendilerinde olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ..., TMK’nun 1023. maddesi uyarınca tapu kütüğüne güvenerek edindikleri irtifak haklarının korunması gerektiğini, ayrıca irtifak haklarından olan üst hakkının bağışlama koşullarını ihlal etmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, üst hakkının bağış koşullarından olan " taşınmazın 3. şahıslara devir, temlik ve ipotek edilmemesi " şartını ihlal etmeyeceği dava konusu taşınmazlar üzerinde eğitim ve sportif amaçlı tesislerin yapımının sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.06.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ..., Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-

    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 03/06/2011 tarihinde davalı ...’na tebliğ edilen ... 7. Noterliği’nin 01/06/2011 tarih ve 10549 yevmiye no’lu tasdik işlemli bildirim ile davacının dava konusu taşınmazlara devir amacına uygun tesis yapılmayacağını öğrendiği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı anlaşılmıştır. O halde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek davanın reddedilmesi doğru değil ise de, anılan gerekçe ve sonucu itibariyle davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 6.20.-TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
    Dava, bağışlamanın geri alınması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, Dairece gerekçesi değiştirilmek suretiyle hüküm onanmıştır.
    Sayın çoğunluk, bağışlamanın geri verilmesini isteme hakkının TBK"nun 297. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılmadığı görüşündedir.
    TBK"nun 297. Maddesinin 1. fıkrası; "Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir." hükmünü içermektedir. Somut olayda davacı, dava konusu taşınmazları 28.04.1988 tarihinde yüklemeli bağış yolu ile davalı vakfa temlik etmiş, taşınmazlar ifraz işlemleri sonucu yeni parsel numaraları almış, 31.03.2003 tarihinde diğer davalı üniversite lehine üst hakkı tesis edilmiş, süreç içinde taraflar arasında taşınmazların akibeti ile ilgili yazışmalar yapılmış, ... 7. Noterliğinin 01.06.2011 onay tarihli bildirimi ile davacı şirket tarafından davalı vakfa, bağışlanan taşınmazlarla ilgili "bağış amaç ve şartına uymayan tasarruflardan kaçınılması, bağışlama amaç ve şartına uygun proje ve düşüncelerin olayla uygun
    görülen 3 aylık süre içinde hazırlanarak kendilerine bilgi verilmesi, aksi halde bağışın geleceği ile ilgili yeni arayışlara girecekleri" bildirilmiş, buna karşı davalı vakıf tarafından 22.08.2011 tarihli cevabi yazı ile "bağışlanan taşınmazların istimlak işlemleri ile miktar ve parsel numaralarının değiştiği, ... Tarım İl Müdürlüğü tarafından, kuru marjinal tarım arazisi niteliğindeki 737 ve 739 parsellerin çevresindeki tarım arazilerine zarar vermeyecek tedbirlerin alınması şartıyla tarım dışı kullanımının uygun olduğu, kuru mutlak tarım arazisi niteliğindeki 735 ve 740 parsellerin ise tarım dışı amaçla kullanımının uygun olmadığının bildirildiği, tarım dışı kullanılması uygun görülmeyen arazilerin bir bölümünün imara açılmaları için çalışmalar yapıldığı, imara açılmayacak arazilerin ise kompleksin park alanı olarak kullanılacağı" bildirilmiş, bu cevabi yazıya karşılık davacı tarafından ... 7. Noterliğinin 12.10.2011 onay tarihli bildirimi ile "22.08.2011 tarihli yazıyla bildirilen ve bağışlama amaç ve şartlarına uygun olmayan iş ve işlemlere muvafakatlerinin olmadığı, durumun tekrar değerlendirilerek gerekiyorsa taşınmazların iadesi hususunun gözden geçirilmesi" hususu belirtilmiş, 04.05.2012 tarihli ihtarname ile de bağışlanan taşınmazların iadesi istenerek 25.07.2012 tarihinde dava açılmıştır.
    Görüldüğü üzere, dava konusu taşınmazların yükleme amacına uygun kullanılmadığının öğrenilmesi 01.06.2011 tarihli bildirimle değil, bu bildirime karşı taşınmazlardaki istimlak ve nitelik açıklamaları ile taşınmazların kullanım durumunu bildiren davalı vakfın 22.08.2011 tarihli cevabi yazısı ile gerçekleşmiştir. Davalı vakıf, öğrenmenin daha önce gerçekleştiğine dair aksine bir delil sunmamış, dava öncesi yazışmalarında da bu konuda bir açıklama yapmamıştır. Şu halde, bağışlanan taşınmazların iadesi istemi 04.05.2012 tarihli ihtarname ile yapılmış olduğundan TBK"nun 297/1. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
    Öte yandan, dava konusu taşınmazların 1988 yılında bağışlama yoluyla temlik edildiği, o tarihten bu yana üzerinde bağışlama amacına uygun olarak herhangi bir tesis yapılmadığı, 2003 yılında davalı üniversite lehine üst hakkı kurulduğu anlaşılmaktadır. Davalı vakfın amacının bağış konusu taşınmazlar üzerinde eğitim ve sportif amaçlı tesisler kurmak ve eğitime gereken desteği sağlamak olarak bildirilmiştir. Taşınmazların tarım arazisi olduğu ve davadan sonra 12.12.2012 tarihinde Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun hükümleri gereği "... Yapı Alanı" ilan edilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı"nın yetki alanına alındığı bilirkişi raporunda açıklanmıştır. TBK"nun 295/3. Maddesinde, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemenin bağışlanan tarafından yerine getirilmemesi bağışlamanın geri alınma sebeplerinden sayılmıştır. Davadan sonra gerçekleşen ... Yapı Alanı belirlemesinden sonra taşınmazlarda yapılaşma imkanının kalmadığı kuşkusuz olmakla birlikte, geri almanın bildirimi tarihine kadar davalı vakıf tarafından yüklemenin yerine getirilmemesine ilişkin haklı sebebin varlığı ispatlanamamıştır. Şu halde, davalı vakıf tarafından taşınmazlarla ilgili bağış amaçlarına uygun işlemlerin yapılmamış olması ve mevcut niteliği itibariyle de vakfın kuruluş amacına uygun tesis inşa edilmesinin mümkün bulunmaması gözetildiğinde, bağışlamanın geri alınması şartları oluştuğundan davanın her iki davalı yönünden kabul edilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun onama yönündeki aksi görüşüne katılmıyoruz.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi