Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10885
Karar No: 2017/637
Karar Tarihi: 25.01.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/10885 Esas 2017/637 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/10885 E.  ,  2017/637 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesinde; davacı ile davalının 2006 tarihinde boşandıklarını, ortak çocuklarının velayetinin anneye verildiğini ve çocuklar için aylık 75,00 TL nafaka bağlandığını, davalının bunları dahi ödemediğini, davalının ekonomik durumunun davacı anneye göre iyi olduğunu, bir kaç tane dairesinin olduğunu ve emekli maaşı ve ayrıca çalıştığı için ikinci bir maaşının olduğunu; müşterek çocukları olan ...."nın yüzde 99 engelli olduğunu ve çocuğun bakımı ile babasının hiç ilgilenmediğini, bütün bakım ve giderleri ile davacının ilgilendiğini, engelli olan ..."nın vasiliğinin davacı anneye verildiğini, engelli bakım ücretinin de kendisine ödenmediğini; davacı annenin, boşandıktan sonra evlendiğini, davacının yeni eşinin engelli ..."nın bakımını, doktora götürülüp getirilmesi ve kullanılan engelli bezi dahil diğer giderlerini karşıladığını, davacının ekonomik olarak zor durumda olduğunu ileri sürerek küçük çocuk... için aylık 250 TL, engelli çocuk ... için aylık 400 TL dava tarihinden itibaren nafaka arttırımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı cevap dilekçesinde; davacının ve müşterek çocukları için hükmedilen nafakayı davacının hesabına ödediğini, eline para geçtikçe üç aylık ya da altı aylık peşin olarak yatırdığını, çocukları olan ..."nın bireysel hesabına her ay 200,00 TL yatırdığını, ..."nın da tüm bakım masraflarının kendisi tarafından karşılandığını, davacının ... için devletten bakım parası alıp kendisi için harcadığını, aldığı nafakayla sadece devletin karşılamadığı yüzde 30 bez parasını ödediğini, kendisinin üçüncü evliliğini yaptığını, bu evliliğinden iki çocuğunun olduğunu, kalp rahatsızlığı nedeniyle çalışamadığını ve emekli maaşı ile geçimini sağladığını, davacının 2014 yılında evlendiği için sosyal hizmetler müdürlüğüne dilekçe vererek bakım parasını almayacağını beyan ettiğini, davacının davasında haksız olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; tarafların müşterek çocukları olan ... için aylık 75,00 TL olan nafakanın dava tarihinden itibaren aylık 150,00 TL"ye çıkartılmasına, diğer çocukları olan ... için aylık 75,00 TL olan nafakanın dava tarihinden itibaren aylık 200,00 TL"ye çıkartılmasına, davacı vekili ilk duruşmada faiz istemediğinden bu husustaki taleplerinin reddine, avukatlık vekalet ücreti tarifesine göre davanın kabul oranında 288,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    ...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    ...-Davacı vekilinin, müşterek çocuk ... için hükmedilen iştirak nafakasının artırımına yönelik temyiz itirazı yönünden;
    Dava, iştirak nafakasının arttırımı talebine ilişkindir.
    Türk Medeni Kanunu"nun 182/... maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür.
    İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmelidir.
    Dosya içeriğinden, tarafların 2006 yılında kesinleşen kararla boşandığı, müşterek çocuklar 1996 doğumlu ... ile 2004 doğumlu ..."nın velayetlerinin davacı anneye verildiği, müşterek çocuklar için aylık 75"er TL nafakaya hükmedildiği, sonrasında ..."nın %90 engelli olması nedeniyle kısıtlanarak davacı annenin vasi tayin edildiği; davacının emekli olup 1280 TL maaş aldığı, kendi evinde oturduğu ve yeniden evlendiği, davalının ise emekli olup 1600 TL maaş aldığı, iki evi olduğu, yeniden evlendiği ve bu evlilikten iki çocuğu olduğu; müşterek çocuk ..."nın karardan sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır.
    Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık dokuz yıl süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, müşterek çocuk ...’nın yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.
    Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece müşterek çocuk ... için takdir edilen iştirak nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
    O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocuk ...’nın yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK"nun ....maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    ...-Davacı vekilinin, hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı yönünden;
    Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT ....maddesi uyarınca, nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmolunur.
    O halde, mahkemece; davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı vekili lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince (maktu) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda ikinci ve üçüncü bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK"nun 440/III-... maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi